Osmaniye, hafta boyunca dolu dolu etkinliklerle geçen Fıstık Festivali ile hem üretim hem de kültür yönüyle adından söz ettirdi. Uzun süredir hazırlıkları yapılan festival, fıstık hasadıyla başladı ve binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
“Çukurova’nın Yeşil Gelinliği” Osmaniye Fıstığı
Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen Osmaniye fıstığı, bu yıl da festivalin baş tacı oldu. Bölgenin bol su kaynakları ve verimli arazileri sayesinde yüksek protein ve antioksidan değerine sahip fıstığın, yaşlanmayı geciktirici etkileri akademik çevrelerce de vurgulanıyor.
Festival süresince düzenlenen tanıtım etkinlikleri, atölyeler ve tadım noktaları, Osmaniye fıstığının hem ekonomik hem de kültürel değerini ön plana çıkardı.
“Fıstık, Osmaniye’nin Mayası”
Festival kapsamında römorklarla çarşı turu yapılarak vatandaşlara fıstık ikram edildi. Kent sakinlerinin sıcak ilgisi dikkat çekerken, Osmaniye’nin üretkenliği kadar mizah gücü ve zekâsıyla da öne çıktığı vurgulandı.
Osmaniye’nin sadece doğal kaynaklarıyla değil, insan potansiyeliyle de dikkat çektiğini belirten yerel yöneticiler, “Okul başarılarından girişimcilik örneklerine kadar Osmaniyelilerdeki üretkenliğin, bu bereketli coğrafyayla doğrudan bağlantısı var” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomiye Katkı Sağladı
Festivalin en dikkat çekici yönlerinden biri de şehrin ekonomisine sağladığı katkı oldu. Çevre il ve ilçelerden, hatta yurt dışından gelen misafirlerle birlikte festival alanında yaklaşık 100 bin ziyaretçi ağırlandığı tahmin ediliyor.
Yetkililer, her ziyaretçinin ortalama 100 lira harcama yaptığı varsayımıyla festival süresince yaklaşık 10 milyon liralık bir ekonomik hareketlilik yaşandığını, hafta sonu bu rakamın 100 milyona kadar çıktığını belirtiyor.
Osmaniye, Kültür ve Turizm Rotasında Yerini Almalı
Festivallerin yalnızca eğlence değil, aynı zamanda kültür ve turizm potansiyelini artıran etkinlikler olduğuna dikkat çeken yöneticiler, Osmaniye’nin bu alanda güçlü bir konuma gelmesi gerektiğini vurguladı.
Coğrafi işaretli ürünler olan fıstık ve zeytinin, Osmaniye gastronomisinin merkezinde yer aldığı; Zorkun Yaylası, Karaçay Saklı Şelale ve Aslantaş Barajı gibi doğal güzelliklerle birleştiğinde şehrin turizm cazibe merkezi olma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
“Önce Osmaniyeli’yim” Bilinci
Festivalde dile getirilen bir diğer önemli vurgu ise Osmaniyelilik bilincinin güçlendirilmesi oldu. Şehrin büyümesiyle birlikte burada yaşam kuran herkesin, kökenine bakmaksızın “Önce Osmaniyeli’yim” diyebilmesinin önemine değinildi.
“Birlik ve beraberliğimizi güçlendiren bu festivaller, hem kültürümüzü yaşatıyor hem de Osmaniye’yi geleceğe hazırlıyor. Hep birlikte sahip çıkarsak, Osmaniye’yi bölgesinin en güçlü kültür ve turizm şehirlerinden biri yapabiliriz.”
Kültür, Doğa ve Edebiyat Şehri Osmaniye
Osmaniye; Zorkun’un şelaleleri, Aslantaş’taki kano imkânları, Dereobası’ndaki yamaç paraşütü alanları ve Karacaoğlan ile Yaşar Kemal gibi kültürel değerleriyle yalnızca tarım değil, kültür ve doğa turizminin de merkezi olma yolunda ilerliyor.
Festivalin sonunda yapılan değerlendirmede, etkinliğin sadece bir üretim şöleni değil, aynı zamanda Osmaniye’nin kimliğini ve potansiyelini ortaya koyan bir şehir bilinci projesine dönüştüğü vurgulandı.





