Anadolu’nun bereketli topraklarında, Osmaniye il merkezinin sadece 12 kilometre kuzey-kuzeybatısında; Cevdetiye Beldesi üzerinden geçilerek Karatepe-Aslantaş Müzesi yolu üzerinde yer alan Kastabala-Hierapolis, bugünlerde arkeoloji dünyasının odak noktası. Kesmeburun, Bahçe ve Kazmaca köylerinin tam ortasında, Ceyhan (Pyramos) Nehri’nin kuzeybatıya keskin bir kıvrım yaptığı noktada yükselen bu antik kent, Osmaniye’nin gurur tablosu olmaya hazırlanıyor.
Osmaniye Topraklarında 5 Bin Yıllık Kesintisiz Miras
Yetkililerden alınan bilgilere göre, Kastabala’da 2009 yılından bu yana süren kazılar, kentin sadece bir Roma yerleşimi olmadığını kanıtladı. Osmaniye’nin bu kadim köşesinde; Geç Neolitik-Erken Kalkolitik dönemden başlayarak, M.Ö. 5. yüzyıl, Roma İmparatorluk, M.S. 4-6. yüzyıl Geç Roma ve M.S. 13-15. yüzyıl Orta Çağ dönemlerine kadar uzanan kesintisiz bir yaşam silsilesi tespit edildi. Kazı çalışmaları, Osmaniye ve bölge arkeolojisindeki "karanlık noktaları" bir bir aydınlatıyor.
"Ateşte Yürüyen Rahibeler" ve Perasia Gizemi
Muhabirimizin uzmanlardan edindiği en çarpıcı bilgi ise kentin "Kutsal" sıfatını nasıl kazandığıyla ilgili. Seleukos Kralı IV. Antiochos tarafından "Hierapolis" (Kutsal Şehir) ilan edilen kent, gücünü Ana Tanrıça Perasia’dan alıyor.
- Ateş Ritüeli: Amasyalı Strabon’un kayıtlarına göre, bu kentin rahibeleri dini törenlerde korlaşmış kızgın kömürler üzerinde çıplak ayakla, ayakları yanmadan yürüyordu.
- Kökler: Kökeni Hitit/Geç Hitit dönemine (Pirvaşua) kadar giden bu kült, Osmaniye topraklarında Doğu ve Batı inanışlarını (Selene, Demeter, Artemis, Aphrodite ve Hekate) tek bir potada eritmiş.
Osmaniye’nin Korsan Kralı: Tarkondimotos
M.Ö. 1. yüzyılda, Roma ile müttefik olan ve eski bir korsan önderinden "Krallar Kralı"na dönüşen Tarkondimotos, krallığının başkentini Kastabala (Osmaniye) olarak belirledi.
- Sadakat ve Siyaset: Cicero ve Caesar’ın dostu olan bu yerel hânedan, 33 yıl boyunca bölgeyi yönetti.
- İktidar Merkezi: Osmaniye-Kastabala o dönemde bölgenin başkentiyken, komşu Anazarbos ancak daha sonraki yıllarda siyasi rakip haline gelebildi.
- Mühendislik Harikası: Suyu Ceyhan’dan Taşıyan Taş Borular
Kastabala’nın şehir planlaması, bugün bile hayranlık uyandırıyor.
- Sütunlu Cadde: Osmaniye’den Karatepe’ye giden yolun doğusunda kalan, yaklaşık 300 metre uzunluğundaki görkemli sütunlu cadde kentin ana aksını oluşturuyor.
- İleri Teknoloji: Şehrin suyu, Düziçi Karagedik köyünden getirilerek, Ceyhan Nehri üzerinde inşa edilen dev su kemerleri ve basınçlı kapalı taş borular (sifon sistemi) ile kente ulaştırılıyordu. Bu, dönemin en ileri mühendislik örneklerinden biri kabul ediliyor.
Görülmesi Gereken Anıtlar ve Yıkımın İzleri
Bugün Kastabala ören yerinde görülen kalıntılar ağırlıklı olarak Roma (Severuslar Dönemi) ve Orta Çağ izlerini taşıyor:
- Tiyatro ve Stadion: Şehrin eğimli arazisine ustalıkla oturtulmuş dev yapılar.
- Bodrum Kalesi: 13. yüzyıldan kalma, ovaya hâkim sarp bir kaya üzerinde yükselen Orta Çağ kalesi.
- Kaya Mezarları: Şehri çevreleyen engebeli yamaçlarda yer alan çok sayıda anıtsal mezar.
Kastabala, M.S. 260’ta Sasani Kralı I. Şapur tarafından fethedilmiş; 524 ve 561’deki büyük depremler ve veba salgınlarıyla sarsılmış, Haçlı Seferleri sonrası ise sessizliğe bürünmüştür.
Yetkililerden Osmaniye Halkına Çağrı
Yetkililer, Kastabala’nın Osmaniye il merkezine sadece 15 dakikalık mesafede bir "Doğal ve Arkeolojik Park" potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. 1994 yılında içinden su kanalı geçirilerek tahrip edilmekten son anda kurtarılan kentin; Karatepe-Aslantaş ve Flaviopolis (Kadirli) ile birlikte Osmaniye’nin kültür turizmi lokomotifi olması gerektiği belirtiliyor.