15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgaline karşı başlayan bağımsızlık mücadelesinin ruhuyla hareket eden platform, günümüzde ekranlar vasıtasıyla gerçekleştirilen "kültürel emperyalizm" saldırılarına karşı topyekûn bir duruş sergiliyor.
Kültürel İşgale Karşı Milli Güvenlik Vurgusu
OBAP Başkanı Murat Yılmaz ve platform üyesi sivil toplum kuruluşları, yaptıkları ortak açıklamada medyanın toplumsal yapı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Açıklamada, reyting kaygısıyla sunulan içeriklerin aile yapısını zayıflattığı, şiddeti normalleştirdiği ve mahremiyeti sistematik olarak aşındırdığı vurgulandı. Bu durumun sadece bir yayıncılık tercihi değil, bir "milli güvenlik meselesi" olduğu ifade edildi.
#temizekranhareketi Manifestosu: Gelecek Hepimizin
Hareketin yayınladığı manifestoda, yasakçı değil sorumluluk odaklı bir yaklaşım benimsendiği belirtildi. "Temiz Ekran, Özgür Nesil" sloganıyla yola çıkan hareketin temel talepleri şunlar oldu:
- Reyting Baskısına Son: İzlenme oranlarının içerik üretiminde tek kriter olmaktan çıkarılması.
- Boykot ve Reklam Gücü: Gazze’deki soykırıma destek veren firmaların reklam bütçeleriyle yayıncı kuruluşlar üzerinde kurduğu baskı zincirinin kırılması.
- Etkin Denetim: RTÜK ve İletişim Başkanlığı'nın zararlı içeriklere karşı daha aktif mekanizmalar işletmesi.
- Değerlerle Uyumlu İçerik: Milli ve manevi değerleri koruyan, aile ve çocuk dostu yapımların teşvik edilmesi.
Büyük Çağrı: "Ekranı Temizle, İşgale Dur De!"
Basın açıklamasının sonunda, tüm vatandaşlar bu akşam sosyal medya üzerinden başlatılacak olan dijital harekete davet edildi. Akademisyenler, oyuncular, yapımcılar ve kanaat önderlerinin de destek vereceği #temizekranhareketi manifestosunun paylaşılmasıyla, toplumsal farkındalığın zirveye taşınması hedefleniyor.
"Ne tek bir karış toprağımızı, ne de tek bir evladımızı kültürel emperyalizme teslim etmeyeceğiz. Ekranların temizliği, toplumun sağlığıdır!"