Osmaniye'de yaşayan 67 yaşındaki emekli Bilal Doğar, doğaya olan tutkusunu sıra dışı bir sanatla birleştiriyor. Emekli olduktan sonra vaktini değerlendirmek için evinin önüne mütevazı bir atölye kuran Doğar, çevreden topladığı kurumuş ağaç köklerini ve kütükleri adeta yeniden hayata döndürüyor. Bilal Doğar'ın en dikkat çekici özelliği ise eserlerini oluştururken hiçbir şekilde çivi veya metal aksam kullanmaması oluyor.

Emeklilik Sonrası Sanat Yolculuğu
Doğada çürümeye terk edilmiş parçaları titizlikle seçen Bilal Doğar, sekiz yıldır bu özel uğraşı sürdürüyor. Topladığı her bir parçayı atölyesine getirerek günlerce üzerinde çalışan sanatçı, bu süreçte ağaçların doğal formuna sadık kalıyor. Kütüklerden sadece süs eşyası değil, aynı zamanda lambader, sehpa ayağı, biblo ve etkileyici heykeller üreten Doğar, her bir eserin kendine has bir ruhu olduğunu belirtiyor.

Tek Bir Çivi Bile Kullanılmıyor
Eserlerin tamamen doğal yöntemlerle birleştirilmesi, Bilal Doğar'ın sanat felsefesinin temelini oluşturuyor. Metal veya çivi kullanmanın ağacın doğallığına zarar verdiğini savunan usta sanatçı, hayal gücünü el becerisiyle harmanlıyor. Doğaya zarar vermemek adına sadece kurumuş kökleri tercih ettiğini vurgulayan Doğar, kütüklerle arasında özel bir bağ oluştuğunu ifade ediyor. Sanatçı, bazen ağaç köklerine baktığında onların kendisine baktığını hissettiğini ve her şeyin bir hayalle başladığını dile getiriyor.

Atölye Değil Sanki Bir Kültür Yuvası
Bilal Doğar’ın atölyesi sadece üretim yapılan bir yer olmanın ötesinde bir sosyal alan işlevi görüyor. Atölye bünyesinde oluşturduğu küçük kütüphane ile okuma alışkanlığına da dikkat çeken Doğar, haftanın belirli günlerinde doğa tutkunlarını ve müzikseverleri burada ağırlıyor. "Yaşam enerjimi doğadan ve dostlarımdan alıyorum" diyen Doğar, sanatıyla hem hayallerini gerçekleştiriyor hem de çevresine ilham vermeye devam ediyor








