Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Karatepe köyünde yaşayan 75 yaşındaki dokuma ustası Hacer Cafri, sadece kilimleriyle değil, toprağa ve üretime adadığı yaşamıyla da ilham veriyor. Hasret Gazetesi olarak ziyaret ettiğimiz "Kilimlerin Annesi", bahçesinde yetiştirdiği nar ve biberlerden avlusunda büyüttüğü civcivlere kadar doğayla kurduğu eşsiz bağı anlattı.

Büyük şehirlerin gürültüsü, yoğun temposu ve betonlaşan yaşamı milyonlarca insanı doğadan uzaklaştırırken, Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Karatepe köyünde bambaşka bir hayat sürüyor. Burada zaman, toprağın bereketiyle, üretimin huzuruyla ve doğanın ritmiyle akıyor.
Hasret Gazetesi olarak bu hafta rotamızı, Türkiye'nin en kıdemli dokuma ustalarından biri olan ve bölge halkının "Kilimlerin Annesi" olarak tanıdığı 75 yaşındaki Hacer Cafri'nin evine çevirdik. Kilim tezgâhında yıllardır kültürel mirası yaşatan usta isim, evinin bahçesinde kurduğu doğal yaşamıyla da görenleri kendine hayran bırakıyor.

Kilim Dokuyan Eller Toprağı da Bereketlendiriyor
Hacer Cafri'nin evine adım attığınız anda sizi mis gibi toprak kokusu ve yemyeşil bir bahçe karşılıyor. Kilimlerdeki eşsiz motifleri ilmek ilmek işleyen usta eller, şimdi de nar ağaçlarına ve biber fidelerine hayat veriyor.
İlerlemiş yaşına rağmen üretmekten vazgeçmeyen Cafri, bahçesindeki her ağacı ve her fideyi büyük bir özenle yetiştiriyor. Sulamasını, bakımını ve hasadını kendi yapan deneyimli usta için toprakla uğraşmak yalnızca bir hobi değil, yaşamın vazgeçilmez bir parçası.
Dallarında olgunlaşan narlar ve yeşeren biberler, Karatepe'nin bereketli topraklarının yanı sıra, emekle geçen bir ömrün de sessiz tanıkları olarak dikkat çekiyor.

Avlusundaki Civcivler Gününe Neşe Katıyor
Hacer Cafri'nin yaşamı yalnızca bahçesiyle sınırlı değil. Avlusunda dolaşan tavuklar ve peşinden ayrılmayan civcivler de köy hayatının en sıcak görüntülerini oluşturuyor.
Her sabah gün doğmadan hayvanlarının bakımını yapan Cafri, onların yemini veriyor, günlük ihtiyaçlarıyla ilgileniyor. Civcivlerin cıvıltısı ve tavukların avludaki doğal yaşamı, şehir hayatında unutulan sade mutluluğun en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.





