Osmaniye'de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında sivil toplum kuruluşları ve sendikalar tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunma töreni ve basın açıklaması gerçekleştirildi.

Bugün saat 11.30’da düzenlenen törene; Eğitim-İş Sendikası Osmaniye Şube Başkanı Adem Yücel, Kamu-İş Konfederasyonu Osmaniye İl Başkanı Kubilay Güvel, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Osmaniye Şube Başkanı Devrim Tosunoğlu, DİSK / DEV Emekli-Sen Osmaniye Şube Başkanı Metin Önal ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Osmaniye Şubesi temsilcileri katıldı.

Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından kurum temsilcileri tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu yapıldı.

"Cumhuriyetimizin Temel Değerlerine Sahip Çıkıyoruz"
Çelenk töreni ve İstiklal Marşı'nın sonrasında grup adına basın açıklamasını Eğitim-İş Sendikası Osmaniye Şube Başkanı Adem Yücel okudu. "Değerli basın emekçileri, kıymetli yol arkadaşlarımız, Cumhuriyetimizin aydınlık geleceğine inanan değerli yurttaşlarımız" diyerek sözlerine başlayan Yücel, Kamu-İş, Eğitim-İş, Eğitim-Sen, ADD, DİSK Emekli-Sen, Genel Sağlık-İş ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan tüm dostlarla birlikte burada olduklarını belirtti.

Cumhuriyetin 103'üncü yılını kutlayan Yücel, "Burada yalnızca bir çelenk sunumu değil, Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıktığımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı verdiğimiz tam bağımsızlık mücadelesiyle kurulmuş, aklın ve bilimin rehberliğinde yükselmeyi hedeflemiş insanlık tarihinin en büyük devrimlerinden biridir" dedi.

"Kimsesizlerin Kimsesi Olarak Kurulan Cumhuriyet"
Cumhuriyet'in temellerinin yalnızca siyasi ve askeri bağımsızlığa değil; üreten, sorgulayan, özgür yurttaşların yaratılmasına dayandığını ifade eden Adem Yücel, şöyle konuştu:
"Eğitim-İş yürüttüğü laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız ve karma eğitim mücadelesiyle Cumhuriyet ilke ve devrimlerinin hem teminatı hem de taşıyıcısıdır. Gericiliğe, bağnazlığa, yobazlığa, yoksulluğa ve çaresizliğe karşı, kimsesizlerin kimsesi olarak kurulan Cumhuriyet; karanlığa karşı aydınlığın, kulluğa karşı yurttaşlığın zaferidir. Kurtuluşu yabancı ellerde aramayan, kaderini saraya teslim etmeyen, her şeyi kendinden bekleyen bir halkın iradesidir."

Eğitim Sistemine ve Müfredata Eleştiri
Bugün Cumhuriyetin en temel değerlerinin çok yönlü bir saldırıya karşı karşıya olduğunu savunan Yücel, eğitim sistemine yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Anayasanın kurucu ilkeleri tartışılmakta, ÇEDES ve benzeri protokollerle okullarımızın kapıları gerici yapılara açılmaktadır. Maarif Modeli adı verilen çağdışı müfredat dayatmalarıyla akıl, bilim, sanat, felsefe, Atatürk ilke ve devrimleri ders kitaplarından çıkarılmakta; Cumhuriyetin eleştiren, düşünen, sorgulayan, özgür yurttaş ideali aşındırılmaktadır. Bugün yüzbinlerce çocuğumuz okul sıralarından koparılıp atölyelere, fabrikalara ucuz ve güvencesiz işçi olarak mahkum edilmektedir. Kamusal kaynaklar sermayeye aktarılırken çocuklarımız okulda bir gün aç ve susuz geçirmekte, nitelikli eğitim yalnızca parası olanların erişebildiği bir ayrıcalığa dönüştürülmektedir. Atatürk'ün 'fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür' nesiller yetiştirme görevi verdiği öğretmenler ise bugün güvencesiz çalışma koşullarıyla, yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle ve artan şiddetle baş başa bırakılmıştır."

"Cumhuriyeti Savunmak, Halkın Egemenliğini Savunmaktır"
Cumhuriyeti kuran halkın örgütlü iradesinin onu savunmaya devam edeceğini vurgulayan Yücel, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı:
"Cumhuriyet saraylardan alınan icazetle kurulmadı. Eğitim-İş olarak sınıflarımızda, okullarımızda ve meydanlarda büyüttüğümüz örgütlü gücümüzle kulluğa karşı yurttaşlığı, gericiliğe karşı bilimi, sömürüye karşı emeği savunmaya devam edeceğiz. Cumhuriyeti savunmak çocukların eğitim hakkını, emekçilerin insanca yaşamını, halkın egemenliğini savunmaktır. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü, kurucu kadroları ve devrimcileri saygıyla anıyoruz. Yaşasın Cumhuriyet! İlelebet Cumhuriyet!"


Next




