Sarsıntılar iki ilin yanında çevre illerde, örneğin Hatay, Kahramanmaraş, Kayseri ve Gaziantep'te de şiddetle hissedildi. İçişleri Bakanlığı koordinasyonundaki AFAD ekipleri saha taramalarına başladı. İlk belirlemelere göre can kaybı ya da ağır yıkım bildirilmedi.

İLK 3-4 SAAT KRİTİK

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, hareketliliğin Saimbeyli çevresinde başlayıp Sumbas yönüne ilerlediğini belirtti. Bu tablonun kesin olarak daha büyük bir felaket anlamına gelmediğini söyleyen Bektaş'a göre Saimbeyli-Savrun-Sumbas üçgeni, gerilme boşaltan diri bir zon olarak aktif ve parçalı bir yapıya sahip.

Halkın paniğe kapılmak yerine deprem hazırlığına yönelmesi gerektiğini hatırlatan Bektaş, artçıların yoğunlaşacağı yönün ve yayılacakları hattın yakından izlenmesini istedi.

4 İLA 5 BÜYÜKLÜĞÜNDE HASAR BEKLEMİYOR

Sözcü TV canlı yayınında telefonla konuşan İTÜ Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz'e göre art arda gelen sarsıntılar, Göksun'dan Kozan'a doğru uzanan kırık zonunda ve 6 Şubat büyük depremlerinin devamında yaşandı. Bölgede Savrun ya da Saimbeyli fayı denen bir fay sistemi bulunduğunu anlatan Tüysüz, depremlerin 4 ila 5 arasındaki büyüklüğüne bakınca hasar ve yıkım beklemediklerini söyledi.

Jeolog, şahsi beklentisinin bölgede büyük bir deprem olmayacağı yönünde olduğunu ifade etti. Yaşananın tek bir ana deprem olmadığını, üç sarsıntının odak noktalarının birbirinden biraz farklı olduğunu dile getiren Tüysüz, benzer deprem fırtınası aktivitelerinin sürebileceğini sözlerine ekledi. Tüysüz'e göre ancak 5 büyüklüğündeki bir sarsıntı, başka fayları tetikleyip büyük bir yıkım yaratamaz.

Merkez üssünün dağlık ve kayalık bir zemin olduğunu hatırlatan Tüysüz, asıl risk unsurunun zeminden çok yapı kalitesi olduğunu vurguladı.

TUZ BUZ OLMUŞ ARABA CAMI BENZETMESİ

Osmaniye’de KPSS Maratonu Başladı
Osmaniye’de KPSS Maratonu Başladı
İçeriği Görüntüle

Canlı yayında konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'a göre bölgenin tektonik yapısı, "Adana'nın çatısı" olarak adlandırdığı bir kubbeyi andırıyor. Üşümezsoy, Savrun fayında 7 ve üzeri büyüklükte tek parça bir kırılma beklendiği yönündeki tezlerin sahadaki tabloyla örtüşmediğini savundu.

Üşümezsoy, tek hatlı ve 70-80 kilometrelik devasa bir fay sisteminin bölgede bulunmadığının altını çizdi. Arazinin tuz buz olmuş bir araba camını andırdığını anlatan jeolog, birbirini kesen onlarca küçük kırıktan ve mozaik bir yapıdan oluşan bu tabloda cam tek parça kaldığında büyük risk taşıdığını, paramparça olduğunda ise devasa bir enerji biriktiremediğini söyledi.

Çardak ve Göksun'dan sarkan gerilimin, parçalı yapıda onlarca küçük depremle (5 ila 6 büyüklüğünde) boşalacağını belirten Üşümezsoy, çok sayıda sarsıntı kaydedilse de yıkıcı momentte büyük bir ana kırılma beklenmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

OLASI ANA KIRILMA JEOFİZİKÇİLERİ ŞAŞIRTMAZ

Sözcü TV'ye bağlanan Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, sarsıntıların 4,8'den 5,2'ye doğru büyümesinin tabloyu değiştirdiğini ve açık bir deprem fırtınasına işaret ettiğini söyledi. Jeofizik çalışmalar, 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra birikmiş olan gerginliğin Kozan ve Adana havzası yönüne kaydığını daha önce göstermişti.

Büyüklükler kademeli olarak arttı. Bunun sonrasında daha büyük bir depremin gelip gelmeyeceğini bugünkü çağdaş bilimin kesin olarak kestiremeyeceğini dile getiren Ercan, olası bir ana kırılmanın jeofizikçiler için şaşırtıcı olmayacağını ifade etti.

6 ŞUBAT'TA YORULAN BİNALARA UYARI

Ercan'a göre bölgedeki yapılar için yıkıcılık eşiği 6,3 ve üzeri; 5,2'lik deprem sağlam yapılar açısından yıkıcı değil. Ercan, 6 Şubat sarsıntılarında yorulan binalardaki kılcal çatlakların ise büyüyebileceği uyarısında bulundu.

ÇUKUROVA'NIN ZEMİNİ 3 İLA 4 KAT BÜYÜTÜYOR

Dağlık kesimlerde az hissedilen sarsıntıların ovada paniğe yol açmasını açıklayan Ercan, bunun temel nedeninin bölgenin jeolojik yapısı olduğunu aktardı. Ercan'a göre Çukurova'nın alüvyonlu ve sulak zemini dalgaları 3 ila 4 kat büyütüyor, sarsıntı çok daha şiddetli hissediliyor.

Türkiye'nin mevcut ekonomik tablosunda hızlı kentsel dönüşümün güç olduğuna değinen Ercan, AFAD'ın vakit kaybetmeden bölgede sıkı bir jeofizik izleme ağı kurmasını istedi. Mikro kırıkların hareket yönünü anbean ölçmesi ve yer kabuğundaki gerilim değişimini haritalaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi