Kış aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarda hastalık riski yeniden gündeme geliyor. Özellikle okul çağındaki çocuklar, kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirdikleri bu dönemde üst solunum yolu enfeksiyonlarına yetişkinlere kıyasla daha sık yakalanıyor. Uzmanlara göre bu tablo kaçınılmaz olsa da, alınacak basit önlemler ve hastalık belirtilerinde zaman kaybetmeden başlanan tedavi süreci, daha büyük sağlık sorunlarının önüne geçebiliyor. Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol da kış hastalıklarında erken müdahalenin önemine dikkat çekerek aileleri uyarıyor. Şenol’a göre doğru giyinme, hijyen alışkanlıkları ve dengeli beslenme, çocukların kışı daha sağlıklı geçirmesinde belirleyici rol oynuyor.

Soğuk Havalar Bağışıklık Sistemini Zorluyor

Soğuk hava koşulları, çocukların henüz tam olarak gelişmemiş bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili oluyor. Dr. Çiğdem Şenol, özellikle cilt ve solunum yollarındaki doğal koruyucu bariyerin kış aylarında daha hassas hale geldiğini belirtiyor. Bu durum, virüs ve bakterilerin vücuda girişini kolaylaştırabiliyor. Üşüyen çocuklarda vücut direncinin düşmesi, basit bir soğuk algınlığının daha ciddi enfeksiyonlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor. Tedavinin gecikmesi halinde orta kulak iltihabı, romatizmal ateş ve zatürre gibi sorunlarla karşılaşılabildiğini hatırlatan Şenol, ailelerin belirtileri hafife almaması gerektiğini vurguluyor. Burun akıntısı, öksürük ve halsizlik gibi şikâyetlerin birkaç gün içinde artması durumunda mutlaka hekime başvurulması öneriliyor.

Çocukları Kışa Uygun ve Doğru Giydirmek Şart

Kış hastalıklarından korunmada en temel adımlardan biri doğru giyinme. Dr. Şenol, çocukların tek parça kalın kıyafetler yerine kat kat giydirilmesinin ısıyı daha iyi koruduğunu söylüyor. Pamuklu ve teri emen kumaşların tercih edilmesi, terleme sonrası oluşabilecek üşümenin önüne geçiyor. Sentetik kıyafetler ise ciltte tahrişe ve ısı kaybına neden olabiliyor. Isı kaybının en fazla baş bölgesinden yaşandığını hatırlatan Şenol, bere ve atkının ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Bunun yanı sıra hasta bireylerle yakın temastan kaçınılması, kapalı alanlarda mümkünse maske kullanılması ve hastalık döneminde çocuğu öpmekten uzak durulması da bulaş riskini azaltan önemli önlemler arasında yer alıyor.

Kedi Bile Zor Girer Denilen Pencereden Girdi, Sadece iPhone’ları Çaldı
Kedi Bile Zor Girer Denilen Pencereden Girdi, Sadece iPhone’ları Çaldı
İçeriği Görüntüle

Kapalı Ortamlar, Beslenme ve Hijyen Birlikte Düşünülmeli

Kış aylarında enfeksiyonların yayılmasında kapalı ve kalabalık ortamların payı büyük. Okul, ev ve oyun alanlarında düzenli havalandırma yapılmaması, virüslerin havada daha uzun süre kalmasına yol açabiliyor. Dr. Şenol, her saat başı kısa süreli havalandırmanın bile bulaş riskini azaltmada etkili olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda çocukların bardak, çatal ve kaşık gibi eşyaları paylaşmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Beslenme de bu dönemde ayrı bir önem taşıyor. Domates, portakal, nar, elma ve üzüm gibi vitamin ve antioksidan yönünden zengin besinler bağışıklığı desteklerken; et, süt ve yumurta gibi protein kaynakları antikor üretimine katkı sağlıyor. El hijyeninin ise hastalıklara karşı en etkili korunma yollarından biri olduğunu vurgulayan Şenol, çocuklara el yıkama alışkanlığının mutlaka kazandırılması gerektiğini söylüyor.

Kaynak: İHA