Adana-Adana genelinde tarımsal üretimin merkezlerinden biri olan Kozan ilçesine bağlı Aydın Mahallesinde yaklaşık 40 dönüm alanda kavun yetiştiren Fatih Yıldırım, geleneksel tarım ticaret zincirindeki aracı maliyetlerini ortadan kaldırıyor. 2003 yılından bu yana ailesiyle birlikte bu mesleği sürdüren ve bu sezon yaklaşık 70 ton rekolte bekleyen üretici, ürünlerini tüccara veya komisyonculara teslim etmek yerine doğrudan halk pazarına taşıyor.
Bölgede uzun yıllardır çiftçilik faaliyetlerini yakından takip eden yerli bir tarım kooperatifi yetkilisi, aracıların devreye girmesiyle birlikte tarladaki ucuz ürünün raflarda katbekat pahalandığını belirterek, Fatih Yıldırım gibi doğrudan satış yapan üreticilerin hem tüketicinin cebini koruduğunu hem de çiftçinin hak ettiği kazancı elde etmesini sağladığını ifade ediyor.
Tarladan halka doğrudan satış modeli üreticiye ve tüketiciye ne kazandırıyor
Kavunlarını yaklaşık 20 yıldır pazarlarda bizzat kendisinin sattığını anlatan Fatih Yıldırım, ürünün hale girmeden tüketiciyle buluşmasının yarattığı büyük ekonomik avantajlara dikkat çekiyor. Tarlada tonajlı alımlarda fiyatların 8 ila 10 liranın da altına düşebildiğini, bu durumun çiftçiyi zarara sürüklediğini belirten Yıldırım, ürünü pazara kendileri götürdüklerinde kilosunun 15-20 lira arasında alıcı bulduğunu ifade ediyor.
Aracı girdiğinde market ve pazar fiyatlarının 25 liranın üzerine çıktığını vurgulayan üretici, bu sayede hem kendilerinin kazandığını hem de vatandaşın akide şekeri tadındaki sarı burun kavunları çok daha ekonomik şartlarda sofrasına taşıdığını dile getiriyor.
Açık tarla üretimi kavunun lezzetini ve aromasını nasıl etkiliyor
Kavun yetiştiriciliğinin oldukça uzun ve yoğun bir emek süreci gerektirdiğini belirten Fatih Yıldırım, tohumun toprakla buluşmasından hasada kadar geçen 70 günlük serüveni titizlikle yönetiyor. Hasat döneminin 1 ile 1.5 ay sürdüğünü, bir gün kavun toplayıp diğer gün pazarda satış yaptıkları yoğun bir çalışma temposu izlediklerini aktaran üretici, bölgede yetişen kavunların benzersiz özelliklerine değiniyor.
Açık tarla üretimi sayesinde güneşten tam anlamıyla faydalanan sarı kavunların sarı burun olarak bilindiğini ve akide şekerini aratmayan tat ve koku aromasına sahip olduğunu sözlerine ekliyor.





