Adana-Çukurova Üniversitesi Balcalı Yerleşkesi içerisinde yer alan ve yaklaşık 200 dönümlük devasa bir coğrafyayı kapsayan botanik bahçesi, doğaseverlerin ve bilim dünyasının odağında yer alıyor. Özellikle tıbbi amaçlarla kullanılan bitkilerin tanıtılması ve halkın bilinçlendirilmesi amacıyla kurulan bu merkez, bitki çeşitliliğiyle dikkat çekiyor.
Çukurova Üniversitesi Botanik Bahçesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serpil Demirci Kayıran, yaklaşık on dönümlük özel bir alanda ilaçların temelini oluşturan bitkilerin sergilendiğini belirtti. Bölgede uzun yıllardır akademik çalışmalar yürüten uzmanlar, bu tür gen koruma merkezlerinin hem biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği hem de halk sağlığı eğitimi açısından hayati bir köprü görevi üstlendiğini vurguluyor.
Tıbbi ve Zehirli Bitkiler Arasındaki Temel Fark Nedir
Bahçe içerisinde sadece şifalı bitkilerin bulunmadığını, aynı zamanda aromatik ve zehirli bitkiler için de özel bölümler ayrıldığını ifade eden Prof. Dr. Serpil Demirci Kayıran, zehirli bitkilerin varlığını çarpıcı bir bilimsel gerçekle açıklıyor.
"İlaç olan bitkilerin neredeyse tamamı zehirli bitkilerdir, zehirli bitkiyi ilaçtan ayıran en temel fark ise dozdur"
diyen Kayıran, belirli dozlarda kullanılan bu bitkilerin şifa kaynağı olabileceğini aktarıyor. Bahçede Adana iklimine uyum sağlayarak doğallaşan aloe vera bitkisinden kozmetik sanayisinde ve yanık tedavisinde yararlanıldığı biliniyor.
Ayrıca bölgede yaygın olarak yetişen ve zahter olarak bilinen kekik türleri, taşıdıkları uçucu yağlar sayesinde güçlü antimikrobiyel ve antiseptik özellikler barındırıyor.





