Bakan Bayraktar’ın konuşmasında en fazla altını çizdiği başlıklardan biri, enerjide bağımsızlık hedefinin Türkiye ekonomisi için taşıdığı hayati önem oldu. Uzun yıllar doğal gaz ve petrolde büyük ölçüde ithalata bağımlı olan Türkiye’nin, bu durum nedeniyle hem arz güvenliği riskleriyle karşı karşıya kaldığını hem de ciddi döviz kaybı yaşadığını hatırlattı. 2016 sonrası geliştirilen yeni enerji vizyonuyla birlikte Türkiye’nin kendi gemileriyle denizlerde, kendi ekipleriyle karada arama yapan bir ülke haline geldiğini söyledi.
Karadeniz’de 2020 yılında keşfedilen doğal gazın kısa sürede üretime alınmasının, bu vizyonun en somut sonucu olduğunu belirten Bayraktar, bugün üretilen gazın yaklaşık 4 milyon hanenin ihtiyacını karşılayabildiğini ifade etti. 2026’da bu rakamın 8 milyon haneye, 2028’de ise 16-17 milyon haneye ulaşmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Gabar’da Petrol, Terörsüz Türkiye’nin Somut Tablosu
Bakan Bayraktar, Gabar Dağı’ndaki petrol keşfini yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil, terörle mücadelenin ardından ortaya çıkan yeni Türkiye’nin sembolü olarak değerlendirdi. Yıllarca “girilemez, gidilemez” denilen bölgede bugün binlerce gencin çalıştığını vurgulayan Bayraktar, 2021 yılının Eylül ayında yapılan keşfin aslında milyonlarca yıldır orada bulunan bir zenginliğin gün yüzüne çıkarılması olduğunu söyledi. Gabar’da günlük üretimin yaklaşık 980 bin varile ulaştığını ve 3 bin 500 kişiye istihdam sağlandığını belirten Bayraktar, benzer arama ve üretim projelerinin Diyarbakır başta olmak üzere farklı sahalarda da sürdüğünü ifade etti.
Akkuyu’da Geri Sayım: Nükleer Enerjide İlk Elektrik
Konuşmasında nükleer enerji yatırımlarına da geniş yer ayıran Bakan Bayraktar, Mersin Akkuyu’da devam eden projenin Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı olduğunu vurguladı. Dört reaktörden oluşan santralin, Türkiye’nin toplam enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu tek başına karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu belirtti.




