Ankara'dan gelen son dakika bilgisi, aile hukuku pratiğinde taşları yerinden oynattı. Boşanma sürecinde tarafların birbirlerine karşı tutumlarını ve yaşanan olayların hukuki niteliğini değerlendiren Yargıtay, 'kusur' kavramına yeni bir bakış açısı getirdi. Özellikle maddi ve manevi tazminat taleplerinde belirleyici olacak bu karar, mahkemeler için bağlayıcı bir nitelik taşıyor.
AFFEDİLEN OLAYLAR BOŞANMA GEREKÇESİ OLAMAZ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, önüne gelen bir dosyada, boşanma sürecinde tarafların barışma girişimlerini veya olaylardan sonra evliliği sürdürme iradesini mercek altına aldı. Yapılan inceleme sonucunda; eşlerden birinin diğerine hakaret etmesi veya kusurlu davranması durumunda, diğer eşin bu olaydan sonra evlilik birliğini sürdürmeye devam etmesi 'zımni af' (üstü kapalı affetme) olarak değerlendirildi. Yüksek Mahkeme, 'Affedilmiş veya hoşgörü ile karşılanmış olaylar, boşanma davalarında kusur olarak yüklenemez ve bu olaylara dayanılarak tazminat hükmü kurulamaz' ilkesini bir kez daha hatırlattı.
TAZMİNAT TALEPLERİ NASIL ETKİLENECEK?
Bu karar, özellikle çekişmeli boşanma davalarında talep edilen yüksek tazminat miktarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Karara göre; eğer bir taraf, eşinin kusurlu davranışından sonra aynı evde yaşamaya devam etmiş, tatile gitmiş veya barışma girişiminde bulunmuşsa, mahkeme bu durumu 'af' kabul edecek.
Af kabul edilen durumlarda, kusurlu olan eşe karşı maddi veya manevi tazminat cezası kesilemeyecek. Hukukçular, bu kararın devam eden davalarda delil sunum stratejilerini değiştireceğini belirtiyor.
MAHKEMELERİN DİKKAT EDECEĞİ YENİ KRİTERLER
Yerel mahkemelerin ve istinaf dairelerinin dikkate alacağı yeni kriterler netleşti. Yargıtay'ın belirlediği çerçeveye göre şu hususlar öne çıkıyor:
- Kusurlu davranıştan sonra cinsel birlikteliğin yaşanması.
- Olayın üzerinden uzun süre geçmesine rağmen dava açılmamış olması.
- Sosyal medyada veya sosyal çevrede 'mutlu aile' tablosunun sürdürülmesi.
Bu davranışlardan herhangi birinin tespiti halinde, geçmişte yaşanan şiddetli geçimsizlik veya hakaret gibi olaylar boşanma gerekçesi yapılsa dahi, tazminat hesabında 'kusur' olarak dikkate alınmayacak.