Hatay'ın Payas ilçesinde, Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi'nin avlusunda sessizce duran bir zeytin ağacı, sadece bir bitki olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bilimsel olarak 1350 yaşını aştığı tespit edilen bu anıt ağaç, imparatorluklara, savaşlara ve sayısız nesle tanıklık ederek günümüze ulaşmakla kalmıyor, aynı zamanda her yıl yaklaşık 300 kilogram zeytin vererek adeta tarihe meydan okuyor.

Mimar Sinan'ın Mirası
Hikayesi, 16. yüzyıla, Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak dönemine uzanıyor. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, 1574 yılında Hac ve İpek Yolu üzerinde stratejik bir konaklama merkezi olarak hizmet verecek külliyenin inşası için Mimar Sinan'ı görevlendirdi. Rivayete göre, külliyenin inşa edileceği 15 dönümlük zeytinlik arazideki ağaçlar kesilirken, Mimar Sinan o zamanlar dahi yaklaşık 800 yaşında olan bu ağacı fark etti. Usta mimarın, bu kadim varlığı gelecek nesillere bir "anı olarak" bırakılmasını emrettiği ve böylece ağacı yıkımdan kurtardığı nesillerdir anlatılagelmektedir. Bu efsane, Sinan'ın sadece taşa değil, yaşayan tarihe de duyduğu saygının bir kanıtı olarak kabul ediliyor.

Bilimsel Olarak Tescilli Bir Doğa Harikası
Halk arasında "Hünkar Zeytini" olarak da bilinen ağacın yaşı, sadece efsanelere dayanmıyor. Çukurova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Atabay Düzenli'nin 2010 yılında yaptığı bilimsel çalışma, ağacın o tarihte yaklaşık 1350 yaşında olduğunu ortaya koydu. 1976 yılında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından "Anıt Ağaç" olarak tescil edilen bu yaşayan miras, o günden beri resmi koruma altında bulunuyor. Yaklaşık 1 metre gövde çapı ve 8 metrelik taç genişliğiyle 40 metrekarelik bir alanı gölgeleyen ağaç, ileri yaşına rağmen gösterdiği bu olağanüstü verimlilikle biyologları ve ziyaretçileri şaşırtmaya devam ediyor.
Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nden Günümüze
Bu ağacın ünü, Osmanlı coğrafyasını karış karış gezen ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin kayıtlarına kadar uzanıyor. Yerel kaynaklar ve halk anlatıları, Evliya Çelebi'nin meşhur Seyahatname'sinde "Payas'taki yaşlı zeytin ağacının altında oturarak ekmeğimi yedim" sözleriyle bu ağaçtan bahsettiğini aktarıyor. Bu tarihi tanıklık, ağacın kültürel bellekteki yerini daha da sağlamlaştırıyor.

Barışın ve Kutsallığın Sembolü
Zeytin ağacı, semavi dinlerde ve Akdeniz kültüründe barışın, bilgeliğin ve bereketin evrensel bir sembolü olarak kabul edilir. Payas'taki bu anıt ağacın, hacıların ve kervanların geçtiği kutsal bir güzergah üzerindeki bir caminin avlusunda yer alması, onun manevi anlamını daha da derinleştiriyor. Ziyaretçiler için bu ağaç, Kur'an-ı Kerim'de övülen bereketin ve doğanın direngenliğinin canlı bir tezahürü olarak görülüyor.





