Osmaniye'nin gözbebeği, en büyük ilçesi Kadirli'de sular bir türlü durulmuyor. Resmiyette Osmaniye’ye bağlı olan ilçede, halkın memleket aidiyeti konusunda yaşadığı derin ayrılık, hem sokakların hem de yerel sosyal medyanın en sıcak gündem maddesi haline geldi. İlçe sakinlerinin bir bölümü ısrarla komşu il Adana'ya ait olduklarını savunurken, diğer bir kesim bu durumu "kimlik inkarı" ve memlekete saygısızlık olarak nitelendiriyor.

Mesafe Osmaniye'ye, Kültür Adana'ya Yakın
Haritaya bakıldığında gerçekler çok net: Kadirli, bağlı olduğu Osmaniye il merkezine yalnızca 46 kilometre mesafede yer alıyor. Adana'ya olan uzaklığı ise tam 96 kilometre. Ancak aradaki bu büyük mesafe farkı, sokaklardaki havayı değiştirmeye yetmiyor.
İlçenin günlük yaşamında, mutfağında, eğlence kültüründe ve en önemlisi konuşma şivesinde yoğun bir Adana etkisi göze çarpıyor. Özellikle gençler, resmiyetteki il sınırlarını bir kenara bırakıp yaşam tarzları ve kültürel alışkanlıkları nedeniyle kendilerini doğrudan Adanalı olarak tanımlamayı tercih ediyor.

"Sınırlar Değişti, Kültür Değişmedi" Savunması
Kendini komşu şehre ait hissedenlerin dayanak noktası ise tarih sayfalarında saklı. Osmaniye, 1996 yılında il statüsü kazanmadan önce bu bölgenin idari olarak Adana'ya bağlı olduğu biliniyor. Bu gerçeğe tutunan vatandaşlar; tüketilen kebaptan şalgama, sokaktaki mizahtan günlük alışkanlıklara kadar her şeyin Çukurova’nın başkentiyle aynı olduğunu belirtiyor. Onlara göre, 1996 yılında kağıt üzerinde çizilen idari sınırlar, yüzyıllık kültürel kökleri ve aidiyet duygusunu değiştirmeye yetmiyor.

Osmaniyeliler İsyanda: "Artık Bu Gerçeği Kabullenin!"
Bu "Adanalılık" akımına Osmaniye sevdalılarından gelen tepkiler ise çığ gibi büyüyor. Osmaniye'nin il olmasının üzerinden yaklaşık 30 koca yıl geçtiğini belirten vatandaşlar, bu ısrarın artık son bulması gerektiğini savunuyor.
Kadirli'nin; okulları, hastaneleri, yerel yönetim mekanizmaları ve nüfus kayıtlarıyla tamamen Osmaniye'ye bağlı olduğu gerçeği ortadayken, inatla başka bir şehrin adının anılması büyük bir haksızlık olarak değerlendiriliyor. Osmaniye'nin kendi öz ilçesinde yaşanan bu "aidiyet karmaşası", memleketine sahip çıkanları derinden üzerken, bu yaklaşımı "kendi şehrine haksızlık" olarak görenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazla.
Sosyal medya platformlarında her gün yeni bir tartışmanın fitilini ateşleyen bu kimlik krizi, uzun yıllar daha Osmaniye gündemini meşgul edecek gibi duruyor.




