Deprem sonrası zorlu koşullarda ticaretini sürdüren Ali Akkuş, konteynerin sandviç panel duvarlarına ilk cümlesini yazdığında, bunun bir akıma dönüşeceğini tahmin etmemişti. Müşterilerin yemek yerken vakit geçirmesi için başlatılan bu fikir, kısa sürede şehrin hafızasını tutan bir sosyal platforma dönüştü. Müşteriler, ellerine aldıkları kalemlerle duvarlara sevdiklerini, kayıplarını, umutlarını ve bazen de sadece o anki hislerini not düşmeye başladılar.
"Uzak Mahallelerden Yazı Yazmaya Geliyorlar"
İş yeri sahibi Ali Akkuş, yeni kalıcı iş yerlerine geçmeyi bekledikleri bu süreçte konteynerin kendileri için bir sığınak olduğunu belirtiyor. Akkuş, süreci şu sözlerle özetliyor:
"Burada hem yaşam mücadelesi veriyor hem de halkımıza hizmet ediyoruz. Müşterilerimiz hatıralarını, acılarını bu duvarlara sığdırdı. Öyle ki, sosyal medyada bu duvarı görüp şehrin en uzak noktalarından sadece burayı görmek ve yazı yazmak için gelenler var. Artık duvarda yer kalmadı, insanlar boşluk buldukları her küçük alana bir şeyler karalıyor."
Şehrin Ortak Hafızası: "Anılarımız Burada Yaşıyor"
Müşterilerden Hilal Sarıpınar ve Semih Bülbül gibi pek çok vatandaş, bu konteyneri sadece bir restoran olarak değil, bir paylaşım noktası olarak görüyor. Yazıların her birinin ayrı bir hikaye barındırdığını ifade eden vatandaşlar, bu konseptin depremin yarattığı melankoliyi bir nebze olsun dağıttığını ve toplumsal dayanışmayı artırdığını vurguluyor.
Kahramanmaraş’taki bu çiğ köfteci konteyneri, bugünlerde hem mideye hem de ruha hitap eden bir "hafıza mekanı" olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Şehrin yeniden inşa sürecinde bu duvarlar, unutulmayacak anıların sessiz tanığı olarak kalacak gibi görünüyor.




