Adana-Kozan ilçesinde narenciye bahçelerinin arasında yükselen bamya fideleri, yaz sezonunun gelmesiyle beraber meyvelerini vermeye başladı. Konakkuran Mahallesi’nde üretici Ahmet Yiğenoğlu tarafından 2 dönümlük arazide başlatılan hasat, sonbahar aylarına kadar aralıksız devam edecek.
İşçiliğinin zorluğu ve yoğun dikkat gerektirmesi nedeniyle sınırlı alanda üretilen bamya, sabahın erken saatlerinde güneş henüz doğmadan toplanmaya başlanıyor. Tarladan doğrudan alıcı bulan ürünler, 150 TL’lik kilogram fiyatıyla bölge ekonomisine de önemli bir katkı sağlıyor.
Bölgedeki bamya çeşitleri nasıl farklılık gösteriyor
Bamya talebi, kullanım amacına ve coğrafi bölgeye göre değişiklik gösteriyor. Kozan ve çevresinde taze tüketim için daha çok küçük boyutlu bamyalar tercih edilirken, Mersin gibi çevre illerde özellikle iri bamya türlerine talep oldukça yüksek. Yöredeki tüketiciler arasında iri bamyaların eklem ve romatizma rahatsızlıklarına iyi geldiğine dair yaygın bir inanış bulunuyor. Bu talep farklılıkları, çiftçilerin üretim stratejilerini belirlerken pazardaki hareketliliği de doğrudan etkiliyor.
Çukurova’da alternatif tarım neden önemli
Çukurova denildiğinde akla ilk narenciye ve mısır gelse de, Ahmet Yiğenoğlu gibi üreticiler narenciye bahçelerinin arasında alternatif ürünlere yönelerek tarımsal çeşitliliği artırıyor. Bir üretici,
"Çukurova’nın bereketli topraklarında tek bir ürüne bağımlı kalmak yerine, işçiliği zor olsa da katma değeri yüksek olan bamya gibi ürünlerin yaygınlaştırılması gerekiyor"
diyerek bölgenin üretim vizyonunu özetliyor. İşçi bulma maliyetleri ve üretim süreçlerinin meşakkati göz önüne alındığında, bamya yetiştiriciliği hem bir direnç hikayesi hem de toprağı verimli kullanma çabası olarak öne çıkıyor. Geçmiş yıllarda da bölgede benzer küçük çaplı girişimlerin, narenciye üreticilerine ek gelir kapısı yarattığı biliniyor.