Osmaniye Kayıboyu KYK Kız Yurdu’nda geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan gizemli notların ardından öğrencilerdeki tedirginlik hâlâ sürüyor. “Ceset gibi uyuyorsunuz hepiniz” yazılı notun ardından yurtta huzursuzluk artmış, bazı öğrenciler geceleri uyuyamadıklarını söyleyerek polise başvurmuştu.
Yeni görüntüler, olayın yarattığı korkunun boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerin, kendilerini güvende hissetmek için odalarının kapılarına valiz, sandalye ve çeşitli eşyalar dayadığı görüldü. Bu görüntüler kısa sürede sosyal medyada da paylaşıldı.
Kapılara dayanan eşyalar güvenlik değil, güven hissi sağlıyor
Uzmanlara göre bu tür düzenekler, kapının dışarıdan açılmasını sadece birkaç saniyeliğine geciktirebilir. Yani ciddi bir güvenlik önlemi değil, daha çok psikolojik bir rahatlama yöntemi.
Yurttaki öğrenciler ise durumun ciddiyetini farklı değerlendiriyor. Bazı öğrenciler, “Belki işe yaramaz ama kendimizi biraz olsun güvende hissediyoruz” derken, diğerleri bu yöntemin panik halini daha da artırdığını düşünüyor.
Bir güvenlik uzmanı, “Bu tür eylemler, gerçek bir güvenlik önlemi yerine korkunun yansımasıdır. Ancak gençlerin böyle bir davranışa yönelmesi, olayın psikolojik etkisinin büyüklüğünü gösteriyor,” değerlendirmesinde bulundu.
“Gece ses duysak bile dışarı çıkamıyoruz”
Yurtta kalan öğrenciler, olaydan sonra geceleri en ufak seste bile irkildiklerini söylüyor. Bazı öğrenciler, “Kapıya valiz dayasak da içimiz rahat etmiyor. Gece bir ses duysak bile dışarı çıkamıyoruz,” diye konuştu.
Diğer yandan yurt yönetimi, güvenlik kameralarının sayısının artırıldığını ve giriş-çıkışların yakından takip edildiğini açıkladı. Ancak öğrenciler hâlâ huzursuz. Özellikle gizemli notları kimin yazdığı ve söylentilerin kimden yayıldığı konusundaki belirsizlik, endişeyi canlı tutuyor.
Sessiz bekleyiş sürüyor
Şu anda yurtta fiziksel bir olay yaşanmadı ancak psikolojik baskı devam ediyor. Kız öğrenciler, kapılarına dayadıkları eşyalarla geceleri biraz olsun güvende hissetmeye çalışıyor.
Kimin o notları yazdığı ve korkunun kaynağının ne olduğuysa hâlâ bilinmiyor.