Osmaniye’de son dönemdeki tutuklamalar ve adaletsizliklere karşı güçlü bir duruş sergileyen CHP İl Bşk. Mutlu Yavuzer, "İddianame olmadan tutuklama olmaz" dedi.
Hasret Gazetesi olarak, CHP Osmaniye İl Başkanı Mutlu Yavuzer ile yaptığımız röportajda, son dönemdeki tutuklamalar ve partiye yönelik iddialar üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Yavuzer, hukuksuzluklara ve adaletsizliklere karşı verdikleri mücadeleyi anlatarak, erken seçim taleplerini de dile getirdi.

“İddianame Olmadan Tutuklama Olmaz”
Hasret Gazetesi: Son dönemde tutuklanan belediye başkanları ve Abdurrahman Tutdere’nin ev hapsi kararı hakkında ne söylemek istersiniz?
Mutlu Yavuzer: “Belediye başkanlarımızla ilgili bir iddianame bile sunulmuyor. Önce tutuklanıp içeride tutuluyorlar, sonra suçlama yapılıyor. Bu hukuksuz bir uygulamadır. Örneğin Abdurrahman Tutdere ile Zeydan Karalar’a aynı iddianameler sunulmuşken, birine ev hapsi, diğerine tutuklama uygulanıyor. Bu tamamen adaletsizlik ve hukuk dışıdır. Bizim istediğimiz, suçluların yargılanmasıdır; ancak bu yargılama, gerçek delillerle ve doğru iddialarla yapılmalıdır. Gizli tanık ifadeleri ve asılsız suçlamalarla hiçbir belediye başkanına suçlama yöneltilemez. Bu hukuksuzluğa karşı durmaya devam edeceğiz ve bunun son bulması için elimizden geleni yapacağız.”
“Aynı İddianameye Farklı Uygulama”
Hasret Gazetesi: Partinize yönelik yapılan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Mutlu Yavuzer: “Manavgat Belediyesi’ndeki baklava kutusu iddiaları, her şeyin ortasında. Genel Başkanımız o dönemde demişti: 'Eğer bu iddiaların gerçeği varsa, cezasını önce ben veririm.' Biz baktık, araştırdık ve nasıl bir oyunun içine çekildiğimizi gördük. Bir tezgah kurulmuş, buna göre de üç belediye meclis üyemiz suçlanmıştı. Ardından, belediye meclis üyelerinde başkan vekili seçmeye çalıştılar. Halkın iradesini yok sayan bir düzenek kurmuşlar. Bizim mücadelemiz de bu düzene karşı. Eğer içimizde bir yolsuzluk varsa, bunun hesabını önce biz veririz ve biz şu ana kadar partimize atılan hiçbir suçlamanın geçerliliğini görmedik. Tıpkı Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na yönelik iddialarda olduğu gibi, bunlar asılsız, mesnetsiz iddialardır. Bunların tamamını halkımıza sunacağız.”
“Osmaniye Halkı Tepkili, Sandıkta Hesap Sorulacak”
Hasret Gazetesi: Son zamanlarda yaşanan bu olayların Osmaniye yönetimine bir etkisi olacak mı?
Mutlu Yavuzer: “Bu hukuksuzlukları tüm Türkiye gibi Osmaniye halkı da görüyor. Her gün bize gelip bu konuda ne yapabileceklerini soruyorlar. Artık insanlar, CHP’ye yapılan haksızlıkların ötesine geçip, hak ve hukuk arayışına yöneldiler. İnsanlar korkmak ve yıldımaktan yoruldular. Bugün Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına el koyanlar, yarın halkın malına ve tapusuna göz koyacaklar. Osmaniye halkı, bu adaletsizliğe karşı büyük bir tepki gösteriyor. Bir yılgınlık var ve bu tepki sandıkta kendini gösterecek. Biz de bu haklı mücadeleyi, gerekirse düzenleyeceğimiz basın toplantılarıyla, belgelerle halkımıza anlatacağız. Artık mertçe bir seçim olsun istiyoruz. Sandığı koyalım, halk kararını versin. Bizim partimizin olarak bu noktada en net ve güçlü isteğimiz, erken seçimdir.”

“Adalet Olmazsa ,Ekonomi Düzeltilemez”
Hasret Gazetesi: Ekonomik sıkıntılar ve gençliğimizin geleceği hakkında düşünceleriniz nedir?
Mutlu Yavuzer: “Ekonomiyi bir mali müşavir olarak içinden gelen biri olarak söylüyorum: Ekonominin düzelme şansı, adaletin olmadığı bir ülkede yoktur. Hukukun olmadığı bir ülkede enflasyonla mücadele edilemez. Ekonomi diyor ki, 'Adaletin olmadığı yerde düzelme şansı yok.' Bizim amacımız düzgün ve adaletle işleyen bir ekonomi kurmaktır. Bu da sadece CHP ile mümkündür. Gençliğimizin geleceği çalınıyor, ekonomik sorunlar hat safhada. Bugün ekonomiyi idare edenler, ülkenin geldiği durumu görmekte zorlanıyorlar. Ama biz, bu haksızlıkları ortadan kaldırarak güzel günlere ulaşacağımıza inanıyoruz. Halkımızla birlikte her kapıyı çalacak ve hak ettiğimiz, doğruyu anlatacağız.”
“Halk İçin Mücadele Ediyoruz”
Hasret Gazetesi: Son olarak, Osmaniye halkına bir mesajınız var mı?
Mutlu Yavuzer: “Osmaniye halkına şunu söylüyorum: Bizler, tüm bu haksızlıkları ve hukuksuzlukları halkımızla paylaşacağız. Girmediğimiz ev, çalmadığımız kapı kalmayacak. Hep birlikte, güzel günlere ulaşacağız. Bu mücadele, yalnızca bizim değil, halkın mücadelesidir. Hep birlikte çabalayarak, doğruyu ve adaleti hayata geçireceğiz.”