Tüm canlıların öncelikli yaşam kaynağının su olduğu gerçeğinden yola çıkarak, ülkemizdeki yöneticilerin “suyu sulandırmadan” ya da bizleri susuz bırakmama adına neler yapabileceklerini öğrenmek, bilmek ve gerçekleri iki dudaklarının arasından çıkan sözlerle duymak istiyorum.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in TV ekranlarından konuşmalarını ve ziyaretlerini izliyorum. Uygulamaları tartışılabilir ama, kendisini bir Bakan olarak bu kadar özgüveni yüksek görmesini merak etmiyor değilim! Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bir açıklamasında; “Okullarda bizden önce tuvalet yoktu, varsa da okulun dışındaydı gibi (!)” bir tümce kullandı!

Doğrudur, Köylerimizdeki okul tuvaletlerinin bazıları dersliklerden uzaktı ama bugün ki bazı okullarımızdaki kadar kirli değildi! Her köyümüzde İlkokul vardı, çocuklar okul dışındaki zamanlarında tarlada ailelerine yardımcı oluyorlardı. Bugünlere geldiğimizde ise Köylerimizdeki okulların çoğu kapatıldı, ‘taşımalı eğitim’ kapsamında çocuklar sabahın alaca karanlığında evlerinden çıktıkları gibi, ailelerine de tarımsal alanda katkıda bulunamıyorlar! Günümüzde ise, Merkezdeki okulların tuvaletlerinde sabun başta olmak üzere hijyen sorunu yaşandığı olayları tartışılıyor!

Milli Eğitim Bakanı konuşuyor! Okullardaki ‘Akıllı tahta’lardan söz ediyor! Yıl 2026, doğrudur, Tebeşirlere, kara tahtaya ve keçeden yapılmış sileceklere veda edildi! Okullarımızda ‘çağ atlatıldı!’ diyelim. 2026 yılında “Teknoloji okulları” dışında, normal Orta okul ve Liselerde öğrenciler için laboratuarlar bulunuyor mu!? Labaratuvarı bırakın, bazı okullarımızda spor dersi için öğrencilerin giyimlerini değiştirebileceği odaların bile bulunmadığı günlerdeyiz!

1974 yılında, yani 52 yıl öncesindeki Osmaniye ilçesindeki Merkez Ortaokulu’nda öğrenci olduğum yıla dönerek eğitim ve öğretimden söz etmek istiyorum. Şu anda, deprem sonrasında konterner çarşı olarak hizmet veren, AKP’li Belediye Başkanı Davut Çuhadar döneminde yıkılan “Osmaniye Ortaokulu” binasının “Cumhuriyet Meydanı” olarak isimlendirildiği arsadaki okulda okudum. 1974 yılında, Osmaniye Merkez Ortaokulu binasının alt katında bir rabarotuvar vardı. Ders öğretmenimizle bu laboratuara girerek pratik çalışmalar yapardık.

Milli Eğitim Bakanı Tekin’e, Osmaniye gibi taşradaki ilçenin Ortaokulu’ndaki eğitim-öğretimin 52 yıl öncesindeki halini anımsatmak isterim! O yıllarda Öğretmen bizin için çok değerliydi! Sokakta karşılaştığımızda görünmemeye çalışır, aniden karşılaşmışsak, düğmelerimizi ilikleyerek saygı gösterirdik! Öğretmen, öğrencisine sevgi, öğrenci de öğretmenine saygı gösterirdi! Öğretmenine “el kaldıran öğrenci” olayı yaşanmazdı, aileler okulu basmazdı! Bugüne geldiğimizde, Ortaokul öğrencileri okulu silahla basarak öğretmenlerini öldürürken, Aileler öğretmenleri darp ederken “Eskiden okullarda tuvalet bile yoktu!” sözlerini, günümüzdeki Milli Eğitim Bakanı’na yakıştıramıyorum!...