Susma eyleminin onaylamak olduğu söylense de, sustukça susayabileceğimizi de bilmek gerektiğine inanıyorum!
Onayladığınız her söz veya eylemin neticesine bakmıyor, birileri sizin adınıza kararlar veriyorsa kendi yaşantınızı etkileyip etkilemeyeceğini düşünmediğiniz zaman geç kalmış olabilirsiniz!
Suskunluk, bir kabullenme midir ya da korkmak mıdır!?
Trafikte birileri sizin hayatını tehlikeye düşürdüğünde tepki gösterdiğinizde kavga çıkabilir, hatta ölümlü sonuçlar da doğurabilir!
Birilerine baktığınızda “yan baktın” tartışması sonucu hayatınızdan olabilirsiniz!
Bir kamu görevlisi ile tartıştığınızda, yasal anlamda hakkınızda dava açılabilir veya tepkisel sözleriniz halinde “Kamu görevlisine hakaret” davasından mahpushaneye girebilirsiniz!
Banyoya giriyorsunuz suyunuz akmıyor veya akarken kesiliyor! Bilgisayarın veya televizyonun başındasınız elektriğiniz kesiliyor!
Elektrik ve su faturalarınızı zamanında ödediğiniz halde, havada olumsuz koşullar yaşanmadığını da gördüğünüz halde bu ani kesintilerin neyin nesi olduğunu düşünüyorsunuz!
İlgili kurumların telefonlarını arayıp soruyorsunuz, belki de bir anda öfkenize yenilip bağırıp çağırıyorsunuz!
Olmadı işte, Kamu çalışanlarına hakaretten yargılanabilirsiniz!
Ülkemizin dağından tepesine, toprağından taşına, karayolundan hava yoluna, fabrikasından, iletişimine, sağlığından, eğitim ve öğretimine kadar özelleştirilmeyen kamu kurumu kaldı mı!?
Geçtiğimiz günlerde Araç muayene istasyonunda yaşanan üzücü olayın haberini kamera kayıtları da gösterilerek televizyonlarda birlikte izledik!
Özelleştirilen ve tek firmaya verilen araç muayene istasyonlarında 10-15 dakika sürmeyen işlemler için verilen ücretin hakkaniyetli olduğunu söyleyebilir misiniz!?
Bir kamu görevlisi, polis memurunun araç muayene istasyonunda yaşadığı olay sırasında istasyon çalışanlarının davranışları- saldırı anları izlenirken aklınızdan neler geçtiğini merak etmiyorum!
“Müşterinin veli nimet olduğu” anlayışı ile hizmet vermesi gereken özel Araç muayene istasyon çalışanlarının “Mafya türü!” anlayışı ile müşteriye, hem de polis memuruna saldırmaları ve olayın ölümle sonuçlanması nasıl tarif edilecek!?
Sustukça sıranın size gelebileceğini, sustukça hizmetlere susayacağınızı, sustukça ekmeğinizin azalabileceğini düşünmek mi istersiniz; yoksa birilerinin söyledikleri sözlere göre, “Şükür etmesini bilin!”diyenlere mi hak verirsiniz!?
İnsanları, diğer canlı varlıklardan ayıran özellik “Aklı” ile hareket etmeleridir. Aklı olan insan düşünür, konuşur, tepki verir! Gerisi ne ola ki, birilerinin söylediklerine göre yaşamak yerine kendi aklınızın ve yüreğinizin yönlendirdiği gibi davranmaktan kaçınmak nedir!?
Bir hatalı iş yaptığınızda “Aklımı seveyim!”dersiniz de, yaşadığınız ve gördüğünüz olumlu-olumsuz olaylar karşısında neden o AKLInızı kullanma zahmetinde bulunmazsınız!?