Günümüzde ebeveyn–çocuk ilişkisinde sınav başarısı çoğu zaman merkezî bir konuma yerleşmiş durumda. Bazı ailelerde sınavlar yalnızca akademik bir değerlendirme değil; çocuğun geleceğini, ailenin başarısını ve hatta ebeveynliğin yeterliliğini ölçen bir dönüm noktası olarak görülüyor. Başarı odaklı ve rekabetçi eğitim sistemi, çocukları erken yaşlardan
itibaren sınavlarla tanıştırırken bu süreç, pek çok çocuk için yoğun bir sınav kaygısını da beraberinde getiriyor.

Kaygı Sadece Çocuğun Değil, Ailenin Eseri mi?

Sınav kaygısının ortaya çıkmasında kişilik özellikleri, değerlendirilme korkusu ve zorlayıcı sınav koşulları etkili olsa da araştırmalar, anne-baba tutumlarının bu kaygının oluşumunda belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor. Ebeveynin çocuğa yaklaşımı, sınavın çocuk zihninde bir “deneyim” mi yoksa bir “tehdit” mi olacağını belirliyor.



Otoriter Tutum Başarıyı Arttırmaz, Kaygıyı Büyütür

Özellikle otoriter aile tutumuyla yetiştirilen çocuklarda sınav kaygısının daha yüksek olduğu görülüyor. Bu çocuklar için sınav, öğrenmenin bir parçası olmaktan çıkıp hata yapmanın bedelinin ağır olduğu bir alan hâline geliyor. Yapılan çalışmalar, demokratik aile tutumunun sınav kaygısını azaltıcı, otoriter tutumun ise kaygıyı artırıcı etkisi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

“Daha İyisi Olmalı” Sözü Ne Kadar Masum?

Ebeveynlerin çoğu çocuklarını motive ettiğini düşünerek başarı baskısı uyguluyor. Ancak araştırmalar, ebeveyn başarı baskısı ile akademik stres arasında anlamlı bir ilişki olduğunu gösteriyor. Ortaöğretim öğrencileriyle yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada; ebeveyn baskısının arttıkça akademik stresin ve okul tükenmişliğinin de arttığı tespit edilmiştir. Hatta ebeveyn başarı baskısı ve akademik stresin, okul tükenmişliğini yordama oranı %12,2 olarak belirlenmiştir. Bu oran, “iyi niyetli” baskının çocuk üzerindeki etkisini göz ardı etmenin mümkün olmadığını göstermektedir.

Başarı Baskısı mı, Gerçek Destek mi?

Burada belirleyici olan, ebeveynin çocuğa ne söylediğinden çok nasıl hissettirdiğidir. Sürekli kıyaslanan, yüksek beklentiyle karşı karşıya kalan çocuklar; başarısızlığı bir gelişim alanı olarak değil, kişisel bir yetersizlik olarak algılayabilmektedir. Oysa destekleyici ebeveyn tutumu, çocuğun akademik dayanıklılığını artırmakta; başarısızlık karşısında yeniden ayağa kalkabilme becerisini güçlendirmektedir.



Sınav Çocuğun Değil, Aslında Ailenin Sınavıdır

Sonuç olarak sınav süreci, yalnızca çocuğun değil, ebeveynlerin de sınavıdır. Çocuğu merkeze alan, duygusal güvenliği önceleyen ve başarıyı tek ölçüt olarak görmeyen bir ebeveynlik anlayışı; sınav kaygısını azaltan, akademik stresi dengeleyen ve okul tükenmişliğini önleyen en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuklar, başarıdan önce anlaşıldıklarını hissetmeye ihtiyaç duyarlar.

Bonus: Bir Çocuğu Anlamanın En Keyifli Hâli – Young Sheldon

Sınav, başarı ve beklenti üçgeninde ebeveynlere güçlü bir ayna tutan Young Sheldon dizisi, üstün zekâlı bir çocuğun dünyaya değil; aslında dünyanın ona nasıl davrandığını anlatıyor. Sheldon’ın akademik başarısı kadar, çevresinin onun duygusal ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanışı da dizinin en çarpıcı yanını oluşturuyor. Annesinin koruyucu ama çoğu zaman denge arayan tutumu ile çevrenin yüksek beklentileri arasındaki çatışma, başarı baskısının çocuklar üzerindeki etkisini sade ve samimi bir dille gözler önüne seriyor. Young Sheldon, beveynlere şu soruyu usulca soruyor: “Çocuğun ne kadar başarılı olduğu mu, yoksa ne kadar anlaşıldığı mı daha önemli?” Bu hafta, sınav sürecine farklı bir pencereden bakmak isteyen tüm ebeveynlere keyifli ve düşündürücü bir izleme önerisi olarak…


Kaynakça
● Karakartal, D. (2023). Sınav Kaygısında Ebeveyn Tutumlarının Rolü Üzerine Bir
Derleme. Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Dergisi.
● Kapıkıran, Ş. (2020). Ebeveyn Akademik Baskısı, Sınav Kaygısı ve Akademik
Dayanıklılık. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi.
● Tatlı, S. & Atmaca, T. (2023). Ebeveyn Başarı Baskısı ve Okul Tükenmişliği. Bayburt
Eğitim Fakültesi Dergisi.
● Journal of Education and Health Promotion (2024). Academic Stress and Perceived
Parental Pressure.