Sömestr tatili bitti. Çocuklar tekrar sıralarına döndü, takvimler yeniden duvara asıldı, deneme sınavları kaldığı yerden devam ediyor. Ancak bu dönemin bir gerçeği var ki çoğu zaman gözden kaçıyor. YKS ve LGS yalnızca öğrencilerin girdiği sınavlar değildir. Bu sınavlar, bir ailenin tamamının dahil olduğu uzun soluklu bir süreçtir.

Yıllar önce bu sürecin yükü büyük ölçüde annelerin omzundaydı. Takibi yapan, ders programını kontrol eden, öğretmenle iletişim kuran, çocuğun ruh hâlini anlamaya çalışan çoğunlukla annelerdi. Ama artık tablo değişti. Günümüz eğitim dünyasında başarı; anne, baba ve çocuğun birlikte yürüdüğü bir ekip işi haline geldi. Ve bu ekipte herkesin rolü farklı ama bir o kadar kritik.

Sınav Sürecinde Çocuğun En Büyük İhtiyacı Tutarlılık


Araştırmalar gösteriyor ki sınav sürecindeki çocukların başarısını en çok etkileyen faktörlerden biri ev içi tutarlılıktır. Anne bir şey söylerken baba başka bir şey söylüyorsa, biri baskı yaparken diğeri tamamen geri çekiliyorsa, çocuk ne yapacağını değil, kime uyacağını düşünmeye başlar. Bu yüzden ilk adım şudur. Anne ve baba aynı hedefte, aynı dilde buluşmalıdır.

Annenin Rolü Duygusal Rehberlik ve Günlük Takip


Anne figürü, özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar için hâlâ en güçlü duygusal referanstır. Annenin bu süreçteki temel görevleri şunlardır. Çocuğun duygusal iniş çıkışlarını fark etmek, “Çalışmadın” yerine “Bugün seni zorlayan neydi?” diye sorabilmek, günlük ders temposunu kontrol etmekten çok gözlemlemek, kaygıyı artıran cümlelerden bilinçli olarak kaçınmak, başarı kadar çabayı da takdir etmek. Anne, bu süreçte koç değil duygusal denge sağlayıcıdır.

Babanın Rolü Yapı Kurucu ve Güven Verici Destek


Son yıllarda yapılan çalışmalar, babanın aktif olduğu sınav süreçlerinde öğrencinin öz güveninin ve istikrarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Babanın bu süreçteki rolü çok nettir. Çocuğa “Bu süreçte yanındayım” duygusunu hissettirmek, hedefleri gerçekçi bir çerçeveye oturtmak, gerektiğinde disiplinli ama sakin bir sınır koymak, sınavı hayatın tamamı haline getirmemek, “Sonuç ne olursa olsun değerli olduğunu biliyorum” mesajını net vermek. Baba, bu süreçte baskı unsuru değil yolun sağlam tarafıdır.

Çocuğun Sorumluluğu Sahiplenmek


Anne ve baba ne kadar doğru davranırsa davransın, sürecin merkezinde çocuk vardır. Çocuğun bu dönemde öğrenmesi gereken en önemli şey şudur. Bu sınav benim sorumluluğum. Kendi ders programına sahip çıkmak, yapamadıklarını saklamak yerine paylaşmak, destek istemekten çekinmemek, başkalarıyla değil, kendi gelişimiyle yarışmak. Çocuk, bu sorumluluğu aldığında aile desteği anlam kazanır.

Öğretmenler ve Eğitimciler İçin Not


Bu sürecin sessiz ama çok etkili aktörleri öğretmenlerdir. Öğretmen–veli iletişimi ne kadar açık ve net olursa, öğrenci o kadar güvende hisseder. Veliye gerçekçi geri bildirim vermek, kıyaslayıcı değil, yol gösterici olmak, ailenin kaygısını değil, öğrencinin potansiyelini merkeze almak. Eğitimcinin dili, çoğu zaman evdeki dili de şekillendirir.

Sömestr Sonrası İçin Altın Kural

Bu dönemin özeti tek bir cümlede saklıdır. Çocuğunuzun başarısını değil, sürecini yönetin. Sınav bir sonuçtur. Ama bu süreçte kurulan ilişki, verilen mesajlar ve gösterilen duruş ömür boyu kalır. Unutmayalım. YKS ve LGS’de derece yapan çok çocuk var. Ama bu süreci psikolojik olarak sağlam tamamlayan çocuklar gerçekten kazanıyor.

Bir sonraki yazıda şunu ele alacağız. “Sınav sürecinde yapılan en yaygın ebeveyn hataları ve doğru alternatifleri”. Beraber yürümeye devam edelim.

Haftanın Kitabı Mark Haddon – Süper İyi Günler