Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılına ait Sanayi Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri, Osmaniye’nin sanayideki gücünü ve enerji bağımlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ulusal ölçekte 24 binden fazla girişimi kapsayan araştırma, Türkiye genelinde toplam 1 milyon 717 bin 368 terajul nihai enerji tüketimi gerçekleştiğini ortaya koydu. Bu rakamlar, özellikle Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nde (OOSB) yoğunlaşan demir-çelik ve çimento gibi ağır sanayi kollarının enerji tüketiminde ne denli büyük bir paya sahip olduğunu net biçimde yansıtıyor.

Sanayiye yön veren bu iki sektör, sadece üretim kapasiteleriyle değil, enerji tüketimindeki belirleyici rolleriyle de dikkat çekiyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, Osmaniye sanayisinin maliyet dengesini doğrudan etkileyerek, kentin rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor.
Çimento ve Demir-Çelik Sektörleri Zirvede
TÜİK’in verilerine göre, 2024’te Türkiye sanayi sektöründe en çok enerji tüketen alan, %28,8’lik oranla “diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı” oldu. Bu kategoriye çimento, cam ve seramik gibi ürünler dahil. Çimento, Osmaniye’nin sanayi profilinde önemli bir yer tutarken, bu alandaki tüketim oranı da dikkat çekici boyutlarda.
Ancak daha çarpıcı olan, Türkiye genelinde enerji tüketiminde %22,7’lik payla ikinci sırada yer alan “ana metal sanayii”, yani demir-çelik sektörü. Bu alan, Osmaniye’nin ekonomik kimliğinde adeta bel kemiği konumunda. Demir-çelik ve çimentoyu kapsayan bu iki sektör birlikte, Türkiye sanayi enerji tüketiminin %51,5’ini oluşturuyor. Yani sanayide tüketilen her iki birim enerjiden biri, doğrudan Osmaniye’nin öne çıktığı bu alanlara gidiyor.

Elektrik ve Doğal Gaz İlk Sırada
Raporda, sanayi sektörünün en çok hangi enerji kaynaklarına yöneldiği de açıklandı. 2024 yılında sanayide tüketilen enerjinin %28,3’ü elektrikten karşılandı. Hemen ardından %23,6 ile doğal gaz geldi. Bu iki kaynak, özellikle demir-çelik üretimi açısından vazgeçilmez durumda.
Katı fosil yakıtlar %22,6 ile üçüncü sırada yer alırken, petrol ürünlerinin payı ise %14,0 oldu. Demir-çelik gibi enerji yoğun sektörlerde elektriğin ve doğal gazın baskınlığı, enerji verimliliği ve alternatif kaynak yatırımlarının Osmaniye için neden bu kadar kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Çimento Üretiminde Petrol Ürünleri Öne Çıkıyor
Her sanayi dalı aynı enerji kaynaklarına yönelmiyor. TÜİK raporunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı, çimento başta olmak üzere “diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı” sektöründe tüketilen enerji türleri oldu. Bu alanda %32,7 ile petrol ürünleri başı çekerken, onu %27,5 ile katı fosil yakıtlar izledi. Yani bu sektör, genel sanayinin aksine, daha farklı bir yakıt profiliyle çalışıyor.
Bu durum, çimento fabrikalarının enerji stratejilerinde neden daha esnek ve kaynak çeşitliliğine açık yapılar geliştirmesi gerektiğini de gündeme getiriyor. Aynı zamanda bu farklılık, enerji politikalarının sektörel düzeyde ayrıştırılması gerekliliğine işaret ediyor.

2026’ya Kadar Takip Sürecek
TÜİK, bu alandaki bir sonraki detaylı raporun Ekim 2026’da yayımlanacağını duyurdu. Bu da demek oluyor ki önümüzdeki iki yıl boyunca, özellikle enerji fiyatlarındaki değişimlerin Osmaniye gibi üretim odaklı şehirler üzerindeki etkisi dikkatle izlenecek.



