Hatay’ın Kırıkhan ilçesine bağlı Bektaşlı Mahallesi, unutulmaya yüz tutmuş bir el sanatının en saf ve doğal örneklerinden birine ev sahipliği yapıyor. 85 yaşındaki Ahmet Eden, tam 70 yıldır Amanos Dağları'nın eteklerinden bizzat topladığı veya ilerleyen yaşı sebebiyle çocuklarının getirdiği ağaç dallarını, hiçbir teknolojik makine kullanmadan mutfak eşyalarına dönüştürüyor. Sadece keser, eğe ve bıçak kullanarak ahşabı şekillendiren Ahmet Usta, el emeği göz nuru ürünlerini satmak yerine eşe dosta hediye ederek gönülleri fethetmeyi sürdürüyor.
Ahşaba şekil verme serüvenine henüz 16 yaşındayken dayısının yanında çırak olarak başlayan Eden, o günden bu yana bıçağını elinden hiç bırakmadı. Sabahın erken saatlerinde evinin bahçesindeki tezgahının başına geçen yaşlı çınar, akşama kadar durmaksızın üretiyor. Çınar gibi dayanıklı ağaç türlerini tercih eden usta; odun parçalarından yalnızca yemek kaşığı değil, aynı zamanda comca, salça küreği, tokaç, evreç, balta ve kazma sapı gibi pek çok farklı alet ortaya çıkarıyor. Keserle kabataslak şekillendirdiği ağacın içini eğe ile oyan usta, son düzeltmeleri ince bir işçilikle bıçak kullanarak yapıyor.

Yarım Saatte Çıkan Emek Satılmıyor, Hediye Ediliyor
Zamanında çobanlık yaparak geçimini sağlayan Eden, yaşının ilerlemesiyle birlikte bu mesleği bırakarak kendini tamamen ahşap oymacılığına adadı. Kendi deyimiyle "bu işi sevmese yapamayacağını" belirten usta, yarım saat gibi kısa bir sürede makinesiz, kusursuz bir kaşık ortaya çıkarabiliyor. Ürettiği el emeği eşyalardan maddi kazanç beklemeyen usta, eserlerini Adana, Eskişehir, Mardin ve Mersin gibi şehirlere göndererek sevdiklerini mutlu ediyor.
Ahşapla Gelen Huzur ve Teselli
Ahmet Eden’in 61 yaşındaki oğlu Mehmet Eden, babasının ahşapla uğraşarak hayata bağlandığını belirtiyor. Yaşlı adamın artık dağa çıkıp ağaç kesmekte zorlandığı anlarda devreye giren çocukları, onun işleyebilmesi için gerekli dalları temin ediyor. Ahşap yontmanın babası için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu vurgulayan Mehmet Eden, bu zanaatın babası için günlerini geçirdiği en büyük yaşam tesellisi olduğunu ifade ediyor.


