ABD'de açıklanan enflasyon rakamlarının ardından uluslararası piyasalarda ve iç piyasada volatilite artarken, gözler Merkez Bankası (TCMB) ile ABD Merkez Bankası'nın (Fed) açıklayacağı faiz kararlarına çevrildi. Piyasaların yönünü değerlendiren Finans analisti İslam Memiş, özellikle altın tarafında yaşanan düşüşlerin kalıcı olmayacağına işaret etti.
ABD ENFLASYONU VE PİYASA DENGELERİ
Piyasalarda ana gündem maddesinin ABD'de açıklanan tüketici fiyat verileri olduğunu belirten Memiş, beklenenin üzerinde gelen enflasyonun ardından tahvil faizlerinin yüzde 5,28 ile son 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını vurguladı. Savaş riskleri ve enerji maliyetlerindeki artışın piyasalar üzerinde baskı yarattığını ifade eden analist, yatırımcıların 2027 yılı itibarıyla başlayabilecek değişim sürecine hazırlıklı olmaları gerektiğini dile getirdi.
Çarşamba günü gelen verilerin ardından dolar karşısındaki varlıklarda sert gerilemeler yaşandığını kaydeden Memiş, haftanın son günlerinde toparlanma eğiliminin öne çıktığını belirtti. Bu süreçte Amerikan tahvil faizleri, dolar endeksi ve petrol fiyatlarında düşüş görülürken; altın, gümüş, euro ve Bitcoin cephesinde yukarı yönlü hareketler izlendi.
"DURUM ALIM FIRSATI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ"
Döviz piyasasındaki gelişmeleri ele alan İslam Memiş, Dolar/TL'nin 49,52 TL seviyelerinde bulunduğunu ve ay sonuna kadar 50 TL eşiğinin test edilme ihtimalinin güçlü olduğunu aktardı. Kurda yıl sonuna ilişkin 52 TL beklentisini koruduğunu aktaran uzman, euro/dolar paritesinde ise 1,11 seviyesine kadar yaşanan gerilemelerin alım yönlü fırsat sunduğunu, paritenin haftayı 1,1257 seviyesinden tamamladığını ifade etti.

ONS VE GRAM ALTINDA TAKİP EDİLECEK SEVİYELER
Ons altının ABD verisi sonrası 4.080 dolar seviyesine kadar çekildikten sonra yeniden 4.192 dolara kadar yükseldiğini belirten Memiş, mevcut durumda 4.171 dolar seviyelerinin takip edildiğini bildirdi. Yukarı yönlü harekette 4.230 doların kritik bir direnç olduğunu vurgulayan analist, bu seviyenin geçilmesi durumunda sırasıyla 4.280 ve 4.300 dolar hedeflerinin izleneceğini söyledi.
Altın fiyatlarındaki geri çekilmelerin kalıcı olmadığını dile getiren Memiş, bu dönemin bir "alım yılı" olarak görülmesi gerektiğinin altını çizerek fiyattan ziyade biriktirilen miktara odaklanılması tavsiyesinde bulundu.
İç piyasada gram altının gün içinde 6.657 lira seviyesine kadar tırmandığını, hafta başında ise 6.580 lirayı gördüğünü hatırlatan Memiş, fiyatların kısa vadede 6.600 ile 6.700 lira aralığında dalgalanmasını beklediğini ifade etti.
İŞÇİLİK FARKLARINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM
Altın piyasasındaki fiziki talep ve işçilik farklarına değinen İslam Memiş, geçmiş dönemlerde ons başına 350-400 doları bulan ekstra işçilik maliyetlerinin yerini eksi 257 dolar seviyesine bıraktığını açıklayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Mart ayında artı 12 bin 500 dolar işçilik farkına sahip altınlar bulunuyordu ve Türkiye dünyanın en pahalı altın piyasası konumundaydı. Mevcut durumda ise tablo tersine döndü; eksi 257 dolar işçilik farkıyla Türkiye'de altın daha ucuza alınabiliyor ve ülkemiz dünyanın en ucuz altın piyasası haline geldi."
GÜMÜŞ FİYATLARINDA SON DURUM VE MERKEZ BANKASI BEKLENTİLERİ
Gümüş ve diğer yatırım araçlarındaki fiyat değişimlerine de değinen Memiş, gram gümüşün 188 liradan 92 liraya kadar gerilediğini, gram altının ise 8.157 liradan 6.627 liraya düştüğünü hatırlattı. Gümüşün altın-gümüş rasyosu açısından oldukça ucuz kaldığına dikkat çeken analist, ons gümüşte 65 dolar, gram gümüşte ise 105-107 lira seviyelerinin direnç olarak takip edileceğini belirtti.
Önümüzdeki iki haftalık süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Fed'in faiz kararlarının piyasaların ana gündemi olacağını vurgulayan Memiş, para politikalarına ilişkin sinyallerin varlık fiyatları üzerindeki belirleyici etkisini sürdüreceğini kaydetti.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir.
Next




