Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla hazırlanan basın bildirisi Osmaniye Tabip Odası Başkanı Dr. Cuma Korkmaz aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Bildiride hekimlik değerlerinin yüklediği sorumlulukla savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolunun barış ve demokrasiden geçtiği ifade edildi.
Küresel Çatışmalar ve Sağlık Hizmetlerine Yıkıcı Etkisi
Dünyanın farklı bölgelerinde süren savaşlar nedeniyle milyonlarca insanın yaşamını yitirdiği, yaralandığı ve yerinden edildiği belirtilen açıklamada sağlık kurumlarının tahrip edildiğine dikkat çekildi. TTB Merkez Konseyi başta Filistin olmak üzere sivillerin yaşam hakkının ihlal edildiği her yerde savaş ve şiddet politikalarına karşı çıktıklarını duyurdu. Savaşların yalnızca ölüm ve yaralanmalara değil ruhsal travmaya, zorunlu göçe ve yoksullaşmaya da yol açarak toplum sağlığını bozduğu hatırlatıldı. Sağlığın ve barışın savunulmasının hekimlik değerlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu aktarıldı.

Türkiye İçin Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Vurgusu
Bildiride Türkiye'nin uzun yıllardır ağır bedellere yol açan çatışmalı sürecin sonuçlarını aşma sorumluluğuyla karşı karşıya olduğu belirtildi. Ülkedeki Kürt sorununun savaş ve güvenlik politikalarıyla değil demokratik, müzakereci ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği savunuldu. Silahların susmasının önemli olduğu ancak kalıcı barışın yalnızca çatışmasızlıkla değil demokrasinin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla mümkün olacağı bildirildi.
Adalet İnsan Hakları ve Eşit Sağlık Hizmeti
Hakikatle yüzleşmeden, adalet ve yargı bağımsızlığı sağlanmadan kalıcı bir toplumsal barışın inşa edilemeyeceği ifade edilen metinde yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına son verilmesi gerektiği de vurgulandı. Farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin eşit biçimde yaşayabildiği şeffaf ve demokratik bir zemin talep edildi. Çatışmaların ve antidemokratik uygulamaların sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırdığı ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiği belirtildi. Hapishanelerde hasta mahpusların sağlığa erişimi ve anadilinde sağlık hizmeti gibi konulara değinilerek insan haklarının ve sağlık hakkının herkes için olduğu uyarısı yapıldı. TTB geçmişte olduğu gibi bugün de yaşamın, barışın ve demokrasinin yanında olacağını duyurdu.




