Hantavirüs, temel olarak fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyaları aracılığıyla yayılan bir enfeksiyondur. Virüsün en yaygın bulaşma yolu, enfekte atıkların bulunduğu kapalı alanlarda yapılan temizlik sırasında, havaya karışan virüs partiküllerinin solunmasıdır.
Dr. Kayhan Uğuz, özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, bodrum ve yazlık evlerin büyük risk taşıdığını belirterek; "Koruyucu ekipman kullanmadan yapılan temizlikler, virüsün doğrudan akciğerlere çekilmesine neden olabilir" uyarısında bulundu.
Kimler Risk Altında?
Hastalık herkesi etkileyebilse de belirli meslek ve yaşam grupları daha yüksek risk taşıyor:
- Tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçiler,
- Doğa sporları yapanlar ve kampçılar,
- Depo ve antrepo çalışanları,
- Kırsal bölgelerde ikamet eden bireyler
Belirtilere Dikkat: Grip Sanmayın!
Hantavirüs enfeksiyonu başlangıçta ateş, halsizlik, şiddetli kas ve baş ağrısı gibi grip benzeri semptomlarla kendini gösterir. Ancak ilerleyen evrelerde tablo ağırlaşarak;
- Şiddetli nefes darlığı ve öksürük,
- Akciğer ödemi,
- Böbrek fonksiyon bozuklukları gibi hayati risklere yol açabilir.
Korunma Yolları ve Hijyen Kuralları
Dr. Uğuz, virüse karşı özel bir antiviral ilaç bulunmadığını, bu nedenle destek tedavisi ve erken teşhisin kritik olduğunu ifade etti. Riskten korunmak için şu basit ama etkili kurallara uyulmalıdır:
- Havalandırma: Kapalı alanlara girmeden önce kapı ve pencereler en az 30 dakika açık tutulmalıdır.
- Maske ve Eldiven: Temizlik sırasında mutlaka maske ve eldiven kullanılmalıdır.
- Islak Temizlik: Fare dışkısı görülen alanlar kuru süpürge ile süpürülmemeli; dezenfektan veya çamaşır suyu karışımı sıkılarak nemli bir şekilde temizlenmelidir.
- Gıda Güvenliği: Yiyecekler kemirgenlerin ulaşamayacağı kapalı kaplarda saklanmalıdır.
Hantavirüs riskine karşı toplumun her kesiminin duyarlı olması gerektiğini belirten Dr. Kayhan Uğuz, özellikle belirtilerin fark edildiği anda zaman kaybetmeden harekete geçilmesinin altını çizerek şunları söyledi:
"Hantavirüse karşı en güçlü silahımız kişisel hijyen ve doğru temizlik yöntemleridir. Unutulmamalıdır ki bu hastalıkta erken teşhis, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkiler. Özellikle kemirgenlerin bulunabileceği alanlarla temas etmiş ve ardından grip benzeri şikâyetler yaşamaya başlamış vatandaşlarımızın vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması hayati önem taşımaktadır. Bilinçli önlemler ve doğru hijyen alışkanlıkları sayesinde bu ciddi riskten korunmak mümkündür."




