Gelişen dünya döneminde, Osmaniye'de ticari kaygılar ve kazanç hırsı ön plandayken, 74 yaşındaki Namık amca bu anlayışı tamamen tersine döndürüyor. Yılların anılarını birikimini taşıdığı küçük yazıhanesini her sabah aynı saatte açan Namık Amca, dükkanını müşteri çekmek veya kazanç sağlamak için değil... yalnızca gününü verimli kılmak ve vakit geçirmek için açık tutuyor.

Ticaret Değil, Bir Hayat Rutini
Günümüzde esnaflık denince akla gelen yoğun temponun ve müşteri telaşının çok uzağında bir yaşam süren 74 yaşındaki Namık amca yazıhanesini adeta ikinci bir ev haline getirmiş durumda. Kendisi için burada bulunmanın bir zorunluluktan ziyade hayata tutunma biçimi olduğunu belirten yaşlı adam, gün boyunca yazıhanesinde vakit geçirerek hem zihnini dinç tutuyor hem de sokaktan ve sosyal hayattan kopmuyor.

Yazıhanenin Camındaki Dikkat Çeken Yazılar
Namık amcanin yazıhanesi dışarıdan bakıldığında sıradan bir iş yerinden çok, sahibinin hayat felsefesini yansıtan bir sergiyi andırıyor. Dükkanın camlarında ve duvarlarında yer alan yazılar, yoldan geçenlerin ilgisini çekiyor. Camdaki "Sokaklarımız park alanı değildir" ve "Bize Allah'tan korkmayı öğrettiler, kulundan değil" ifadeleri ile içeride asılı duran "Az konus öz konuş" tabelası, yazıhane sahibinin hem çevreye hem de hayata dair ilkeli duruşunu acıkca ortaya koyuyor.

"Amacım Para Kazanmak Değil"
Emeklilik yıllarını evde oturarak tüketmek yerine dükkanına gelmeyi tercih eden 74 yaşındaki emektar kapısını araladığı küçük mekanda huzur bulduğunu dile getiriyor. Hiçbir müşteri beklentisi olmadan gününü tamamlayan Namık amca, mahallenin sessiz bir tanığı niteliğindeki yazıhanesinde kendi dünyasını kurarak zamana meydan okumaya devam ediyor.


Next





