YKS öncesi en büyük destek: Kaygı değil güven, baskı değil sevgi. Sınav geçer, ama çocuğun yanında olup olmadığınızı hep hatırlar.
Haziran ayı… Birçok genç için takvimin en ağır, nefesin en daraldığı dönem. YKS, sadece bir sınav değil; bazen bir geleceğin, bazen de yıllardır birikmiş beklentilerin son basamağı gibi algılanıyor. Bu satırları okuyan her anne babaya açık açık söylemek isterim: Bu süreçte en çok onların değil, sizin tavrınız belirleyici.
Evdeki Sessizlik Kadar, Gönüldeki Gürültü de Yorar
O çocuklar odalarında saatlerce test çözüyor olabilir, ama asıl savaş zihnin içindedir. Bir çocuğun aklından geçen “ya kazanamazsam?”, “ailem hayal kırıklığına uğrarsa?” gibi cümleler, herhangi bir fiziksel yorgunluktan daha derindir. Siz susarsınız, o düşünür. Siz sadece sınavı sorarsınız, o hayallerini tartar.
İşte bu yüzden, çocuğunuzu sadece sessiz bir odayla değil, huzurlu bir yürekle sarmalayın.
“Senin Yerine Girebilsem…” Demeyin, Zaten Girmiyorsunuz
Bazı anne babalar, "senin kadar ben de yoruldum" diyerek destek olduğunu sanır. Oysa bu cümle, bir yük paylaşımından çok bir baskıya dönüşebilir. Çocuğunuz sizin kaygınızı da taşımaya başlar. Ona düşen sadece sınav değildir; bir de sizi hayal kırıklığına uğratmama yükü eklenir.
Destek olmak istiyorsanız, onun yerine bir şey yapmaya çalışmayın. Sadece yanında olduğunuzu hissettirin.
Sınavdan Bir Gün Önce Yapılacak En Büyük Destek Nedir?
Cevabı net, Normal davranmak.
Abartmayın. Sınavı kutsallaştırmayın. Abur cuburla dolu masalar kurup “sana moral olsun” demeyin. Gülümseyin. Normal gün gibi geçirin. Belki küçük bir yürüyüş, belki beraber izlenecek bir komedi filmi... Unutmayın, çocuğunuz gerginliğini bastırmak için değil, rahatladığını hissetmek için size bakar.
Bu Sınavı Kazansa da, Kaybetse de…
Çocuğunuz sizin ilginize, onayınıza, güveninize ihtiyacı var. Kazanırsa gurur duyacaksınız, kaybederse de yanında durmaya devam edeceğinizi bilmesi gerek. Çünkü gerçek başarı; onun ne kadar puan aldığı değil, ne olursa olsun sevildiğini bilmesidir.
Bir sınav, bir ömür değildir. Ama anne babanın tutumu, bir ömrü şekillendirir.
Sözün özü, çocuğunuzun rehberi olun, yargıcı değil.