Anadolu’nun kavşak noktası, Çukurova’nın bereketli toprağı, yiğidin harman olduğu yer derler adına... Ama bugünlerde Osmaniye, bu cafcaflı cümlelerin uzağında, kaderine terk edilmiş bir "garibanlık" içinde sessizce bekliyor. Dört bir yanı büyükşehirlerle çevrili bu şehir, ne yazık ki gelişmişlikten nasibini almak yerine, her geçen gün biraz daha içe kapanıyor, biraz daha yalnızlaşıyor.


Sahipsizlik ve Göstermelik Adımlar


Osmaniye’nin en büyük sancısı, her masada dile getirilen ama icraata dökülmeyen "sahipsizlik" duygusudur. Şehirde yapılan çalışmaların çoğu, derin yaralara merhem olmak yerine, sadece göz boyamaya yönelik makyaj operasyonlarından öteye gidemiyor. Bir park açılıyor, bakımsızlıktan metruk bir alana dönüşüyor. Osmaniye halkı artık "yapılıyormuş gibi" görünen projelerden yoruldu. Gerçek sorunlar halının altına süpürülürken, vitrin çalışmalarla gün kurtarılıyor.


Belediye: Asli Görev mi, Yan İşler mi?

Bir belediyenin temel varlık sebebi; halkın yolunu, suyunu, temizliğini ve huzurunu sağlamaktır. Ancak bugün Osmaniye sokaklarına baktığımızda karşımıza çıkan tablo oldukça düşündürücü.


Altyapı Çilesi: Yağan her yağmurda göle dönen caddeler, bitmek bilmeyen kazı çalışmaları ve toz toprak içinde kalan mahalleler...


Odak Kayması: Belediye, kendi asli görevlerini (altyapı, temizlik, çevre düzenlemesi) tam manasıyla yerine getirmek yerine, enerjisini ve bütçesini popülist etkinliklere veya kendi sorumluluk alanında olmayan tali meselelere harcıyor.
Hizmet Eşitsizliği: Şehrin merkezindeki birkaç caddeye gösterilen özen, arka mahallelerdeki sefaleti gizlemeye yetmiyor.


Yalnız Bırakılan Bir Şehir


Osmaniye, sadece yerel yönetim bazında değil, genel yatırım ve ilgi odağı noktasında da yalnız. Komşu iller devasa projelerle çağ atlarken, Osmaniye hala trafik sorununu, yetersiz toplu taşımayı ve sosyal alan eksikliğini tartışıyor. Siyasetin tozlu raflarında unutulan vaatler, seçim zamanı hatırlanan ancak seçim sonrası rafa kaldırılan projeler bu şehrin makus talihi haline geldi.
Sonuç olarak; Osmaniye garibandır çünkü sesi duyulmamaktadır. Osmaniye yalnızdır çünkü gerçek potansiyeli siyasi hesaplara kurban edilmektedir. Bu şehrin artık "göstermelik" dokunuşlara değil; vizyoner, çalışkan ve sadece işine odaklanan bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır.