Hızla yükselen binalar ve modern şehir hayatı, Osmaniye’nin köklü mahalle kültürünü ve toprakla kurulan bağını koparamadı. Kent merkezinde ve çevre mahallelerde müstakil evlerde oturan vatandaşlar, bahçelerinde kurdukları küçük kümeslerle hem doğal besleniyor hem de geleneksel yaşam biçimini yaşatıyor.

Günün ilk ışıklarıyla başlayan kümes mesaisinde, yemlenen tavuklar ve kuluçkadan yeni çıkan yavru civcivler bahçelerin neşesi haline geliyor. Market raflarındaki endüstriyel ürünler yerine kendi taze yumurtasını sofrasına taşımayı tercih eden mahalle sakinleri, bu uğraşın aynı zamanda günün stresini atan bir hobi olduğunu dile getiriyor.

Şehir yaşamının karmaşasından uzaklaşıp toprağa ve doğaya dokunmak isteyen aileler, çocuklarına da üretimi ve hayvan sevgisini bu bahçelerde aşılıyor. Osmaniye’nin sıcak ikliminde özenle bakılan tavuk ve civcivler, betonlaşmanın arasında kentin üretken ve doğal yüzünü yansıtmaya devam ediyor.
Next




