Abdal ile Aptal sözcüklerini birbiriyle karıştıranların okuma ve bilme eksikliğinden kaynaklandığını anlarım! Abdal; derviştir, bilgedir, sanatçıdır, halkı sever ve birlikte yaşadığı tüm canlılarla barış içerisinde yaşamasını savunur! Aptal ise; bazı anlarda bilgisi olduğu halde ‘bilmezden gelir’ ya da bilmez, anlamak istemez veya başkalarının söylediklerini çevresine yaymaya çalışır!
Hiçbir insan bebek iken doğduğu memleketin; dili, dini, inançları ve ırkını bilemeden dünyaya gözlerini açar! Bebekler büyümeye başlayıp ‘büluğ çağına’ gelmeye başladıkları anda, önce kendilerine verilen isimleri sorgulamaya başlar. Ardından çevresinde konuşulan dili, inancı ve dini sorgulama yetilerini hayata geçirmeye başlar! Dünyaya gelmeden önce hiçbir insan anne-babasını seçme hakkına sahip değildir! Hal böyle olunca da çevresindeki din ve inançlar gereği de aynı şansı taşamamaktadır! Öyleyse, insanların doğup yaşadığı çevreyi bilip düşünmeden, onları kınamak veya yadırgamak, eleştirip, tepki göstermek; “Aptallık!” olsa gerek diye düşünüyorum!
Siyasete gelelim. Ülkemizde on binlerce ailenin çocukları, anne veya babalarının görüşündeki siyasi partilerin tam zıttını savunarak, hatta karşıt partilerde siyaset yapıyorlar! Aslında siyaset, düşünen insanın doğasında vardır! Siyaseti takip etmek te okumak, öğrenmek ve bilmeyi gerektirir! Bir tanıdığım var! Gençlik yılları gerilerde kaldı, yaşı 65’in üzerine çıktığı halde Ortaokul yıllarındaki siyasi görüşünü ‘koşulsuz” savunmayı sürdürüyor!
Bir başka tanıdığım ise bir işletmeden erken emekli olabilme koşullarını yerine getirip, “engeli” gibi gösterilerek emekliye ayrıldıktan sonra ekonomik hayatı değişiverdi! Hani, son günlerde ismine “Trol” diyorlar ya, işte bu tanıdığım mevcut iktidarın “kraldan çok kralcısı” olarak sosyal medya hesaplarında paylaşımlar yapmaya başladı! Yapılan paylaşımlardaki beğenileri yapan isimleri okuyorum; “Aptal!..” demek aklıma geliyor ama, o kişiyi “Abdal” olarak sandığım aklıma geliyor!
Bir tanıdığım bürosuna masa-sandalye almıştı. Osmaniye’de sıfatı ile tanınan iki kişiyi de “kefil” yapmıştı! Aylar geçmiş, tanıdığım kişi borcunu ödeyememiş. İcra memurları tanıdığım kişinin bürosuna gelerek masa ve sandalyeleri götürmeye çalıştıkları sırada oradaydım! İcra memurlarını getiren iki kişi de tanıdığım kişinin siyasi olarak yandaşlarıydı! Gözlerimin önünde oluşan ve yıllardır bu siyaset için kendisini harap ederek yoksullukla boğuşan tanıdığıma sahip çıktım!
Benim karışmamam istense de, o alanda şu sözleri söylediğimi anımsıyorum: “Sizler aynı siyasi görüşlü iki insan olarak, bu kişinin bürosuna icra getirip masa ve sandalyesini almaya utanmıyor musunuz!? Ben Sol görüşlü biri olarak, bu olayını kınıyor, gerekirse buradaki borcu ödemeye hazırım!” diye konuştum. (Olay; yaklaşık 30 yıl öncesindeydi)
İcra olayı gerçekleşmedi, o iki kişi de oradan ayrıldı ama bana ters yüzle baktılar. Aradan geçen yılların ardından o tanıdığım kişi hala aynı siyasi parti için “canını verecek” kadar can hıraş çalışıyor! Bu yazımı okumuş olsa bile, o günkü yaşadıklarını unutabilecek kadar, bir anlayış için ben ne desem boş! Onlardan biri şu anda hayatta değil ama diğerinin hala yaşamakta olduğunu belirtirken, tanıdığım bu kişinin hala aynı siyasetin “çemberinden” kurtulamamış olmasını düşünüyorum! Dün de paylaşımlarını gördüğüm bu kişinin hala “Biat kültürü” ile yaşadığını, ama bazılarının ‘beslenip’ bazılarının da ‘beslenmeden’ olayların içinde olduklarını üzüntü ile gözlemliyorum!..