Selam güzel şehrimin ve güzel ülkemin insanları…

Bugün sizlere öyle derin konulardan, siyasetten, ekonomiden, savaştan, işsizlikten falan bahsetmek istemiyorum. İçimizi daha fazla karartmanın âlemi yok.

Evet, paramız yok.

Evet, emekli sürünüyor.

Evet, asgari ücretli yerin dibinde.

Bunlara sözümüz yok.

Biraz da tercihlerimizi yaşıyoruz, değil mi?

Verdik yetkiyi, gördük etkiyi.

Sanırım bir büyüğümüzün sözüydü: “Ver yetkiyi, gör etkiyi.”

Bu da o büyüğümüzü haklı çıkarıyor.

Allah müstehakımızı verdi.

Daha ne olsun?

Mazot 90 lira bandını aştı.

Çok şükür!

Peki bu durumda ne yapabiliriz?

Hiçbir şey.

Evet, sert bir ifade oldu belki ama hamasi nutuklar atıp birbirimizi yemenin de bir anlamı yok.

Yapabileceğimiz şey:

Hiçbir şey.

O zaman ne oturup makale yazıyorsun?

Değil mi?

İşte tam burada hayatımın belki de en önemli kararlarından birini verdim.

Annemden kalma bir Singer dikiş makinemiz var.

Fakir insanlar elektrikli alamıyor.

Yani ben…

Neyse.

O makine bana bakıyor, ben ona bakıyorum.

Derken aklıma dâhiyane bir fikir geldi.

Aslında fikir bile değil.

“Fik.”

Dikiş dikmeyi öğreneceğim.

Evet, yanlış duymadınız.

Dikiş dikeceğim.

Zigzag, teğel, sürfile, makine dikişi…

Bunların hepsini öğreneceğim.

Oturup teğel yapacağım.

Gömlek dikeceğim.

Başka da çare yok gibi.

Neticede uzun ince bir yoldayım.

Bu yolun da muhtemelen sonuna geldim ama olsun.

Son demimde YouTube amca vasıtasıyla bir şeyler yapacağım.

Bakalım neler olacak?

Ama ilk işim T-shirt dikmek olacak.

Benim için uzmanlık kısmı bu olsa gerek.

Artık YouTube'daki ilgi alanım değişiyor.

Makine dikişleri!

Ne yapayım?

Cumhurbaşkanı yardımcısı gelmiş, gazetecileri basın toplantısına çağırmış, sonra gazetecileri içeri almamışlar…

Cumhurbaşkanı yardımcımız daha sonra STK toplantısı yapmış…

O da iki saatlik gecikmeyle…

Elbette bunları yazamam.

Yazmam da doğru olmaz.

Netice de bizler boynu bükükleriz.

Emrah'ın şarkısında bile var.

Ne diyordu büyük şarkıcı Emrah?

“Kimsesizdir çaresizdir
Hem zavallı hem sefil­dir
Talihsizdir kadersizdir
Boynu bükükler…”

İşte benim için önemli olan artık dikiş.

Hem de makine dikişi.

Bükük boyunluluktan çıkmanın tek yolu bu.

Siyaset yazamıyorsan…

Ekonomi yazamıyorsan…

Gazeteci olarak söyleyecek sözün kalmadıysa…

Dikiş dikersin kardeşim.

Hem ne güzel.

Yırtığı dikersin.

Söküğü dikersin.

Gömlek dikersin.

T-shirt dikersin.

Sonra biraz daha öğrenirsin…

Overlokçu olursun.

Ben kararımı verdim.

Overlokçu olacağım ben!

Kalın sağlıcakla. Hadi hayırlı günler…