Ceyhan Gazetesi'nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı başyazı, Osmaniye'de gündeme gelen yeni havalimanı projesi üzerinden önemli bir tartışmayı başlattı.
Yazıda, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet'in havalimanı için yer belirleyerek fizibilite çalışmaları hazırlaması ve Ankara'nın kapısını çalması önemli bir girişim olarak değerlendirilirken, Ceyhan'ın enerji, sanayi, liman ve lojistik yatırımları nedeniyle bölgesel havalimanı için güçlü bir alternatif olduğu savunuluyor.
Ve yazının temel sorusu şu:
“Yeni bir havalimanı yapılacaksa neden Ceyhan olmasın?”
Elbette Ceyhan kendi geleceği açısından bunu söyleyebilir.
Hatta söylemelidir.
Bir şehrin gazetesi, o şehrin ekonomik gücünü ve gelecekteki hedeflerini savunuyorsa bundan doğal bir şey yok.
Ancak Osmaniyeli bir gazeteci olarak benim de sormak istediğim başka bir soru var:
Osmaniye neden olmasın?
Dahası…
Osmaniye'nin artık büyük düşünmesinden neden rahatsız olalım?
Bugün İbrahim Çenet'in adı yalnızca Osmaniye'de konuşulmuyor.
Ceyhan'da konuşuluyor.
Adana'da konuşuluyor.
Çevre illerde konuşuluyor.
Ankara'da konuşuluyor.
Bunun iyi mi, kötü mü olduğu elbette bakış açısına göre değişir.
Ama benim açımdan bunun bir tarafı kesinlikle başarıdır.
Çünkü yıllarca Osmaniye'yi Adana, Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş'ın arasında kalmış küçük bir şehir olarak gören bir anlayış vardı.
Osmaniye'nin kaderi sanki başkalarının büyüklüğüne göre belirlenecekmiş gibi…
Adana büyürse Osmaniye de biraz büyüsün.
Gaziantep yatırım alırsa Osmaniye de bundan nasibini alsın.
Hatay'ın limanı konuşulsun, Osmaniye oradan pay alsın.
Kahramanmaraş sanayisini büyütsün, Osmaniye de çevresinde dolaşsın…
Hayır.
Osmaniye artık başkalarının büyümesinden pay bekleyen bir şehir olmamalı.
Kendi hedefini koymalı.
Kendi projesini üretmeli.
Kendi geleceğini tarif etmeli.
Asıl soru şu:
Doğu Akdeniz'in ve Çukurova'nın geleceğinde nasıl bir ulaşım ağı kurulmalı?
İşte burada Osmaniye'nin konumu yeniden değerlendirilmek zorunda.
Dört büyük ilin arasında sıkışmış değil, dört büyük ilin arasında merkez
Osmaniye'yi haritaya açıp baktığınızda dört önemli ilin arasında görürsünüz:
Adana… Gaziantep… Hatay… Kahramanmaraş…
Yıllarca bu durum Osmaniye'nin dezavantajı gibi anlatıldı.
Ben tam tersini düşünüyorum.
Bu, Osmaniye'nin en büyük avantajlarından biri olabilir.
Çünkü Osmaniye bu dört ilin arasında yalnızca bir geçiş noktası değil, doğru yatırımlarla bölgesel bir bağlantı ve hizmet merkezi haline gelebilecek bir konumda.
Mesele haritada nerede olduğunuz değil.
O konumu neye dönüştürdüğünüzdür.
Çenet'in büyükşehir vizyonunu da buradan okumak gerekiyor.
Elbette Ceyhan'ın ekonomik potansiyelini kimse inkâr edemez.
Fakat aynı gerekçeler Osmaniye'nin kendi potansiyelini ortaya koymasına engel değil.
Üstelik burada bir ayrım yapmak gerekiyor.
Ceyhan'ın güçlenmesi Osmaniye'nin kaybetmesi anlamına gelmez.
Osmaniye'nin güçlenmesi de Ceyhan'ın kaybetmesi anlamına gelmez.
Bölgesel kalkınmanın mantığı zaten budur.
Birbirine rakip şehirler yaratmak yerine birbirini besleyen ekonomik merkezler oluşturmak.
Fakat bunun gerçekleşebilmesi için Osmaniye'nin de masada olması gerekir.
Ve bugün Çenet'in yaptığı tam olarak budur.
Osmaniye için bir yer belirliyor.
Fizibilite hazırlıyor.
Ankara'ya gidiyor.
Dosya sunuyor.
Sonucun ne olacağını bugün kimse garanti edemez.
Zaten mesele de garanti değil.
Mesele mücadele etmektir.
Güçlü Osmaniye güçlü bölge demektir.
Başkan Çenet'in vizyonunu tartışalım ama küçümsemeyelim
İbrahim Çenet'in ortaya koyduğu her fikri doğru bulmak zorunda değiliz.
Gazeteci olarak sorgularız.
Eleştiririz.
Fizibiliteyi sorarız.
Maliyetini sorarız.
Yolcu kapasitesini sorarız.
Ekonomik karşılığını sorarız.
Yer seçimini tartışırız.
Bunların hepsi yapılmalı.
Ama daha ilk aşamada “Olmaz” demek, “Ceyhan daha iyi” diyerek Osmaniye'nin talebini küçümsemek başka bir şeydir.
Çünkü bugün Ceyhan'ın kendi geleceği için söz söyleme hakkı varsa, Osmaniye'nin de vardır.
Ceyhan kendi yatırımını istiyorsa, Osmaniye de kendi yatırımını isteyebilir.
Ve sonunda hangi projenin, hangi noktada, hangi şartlarla hayata geçirileceğine bilim, ekonomi, ulaşım ve kamu yararı karar verir.
Osmaniye artık başkasının gölgesinde yaşamak istemiyor
Bence bugün yaşanan tartışmanın özeti budur.
Osmaniye kendi başına bir merkez olmak istiyor.
Çenet'in büyükşehir vizyonu da, havalimanı projesi de bu yüzden önemlidir.
Ceyhan Gazetesi “Bölgesel havalimanı neden Ceyhan olmasın?” diye soruyor.
Saygı duyarız.
Biz de Osmaniye'den başka bir soru soruyoruz:
Osmaniye neden olmasın?
Hatta soruyu biraz daha büyütelim:
Osmaniye neden büyükşehir olmasın?
Çünkü şehirler önce zihinde büyür.
Sonra projelerde.
Sonra yatırımlarda.
Sonra ekonomide.
Ve en sonunda haritada.
Osmaniye'nin artık küçük düşünme lüksü yok.
Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet'in ortaya koyduğu en önemli vizyon da belki tam olarak budur:
Osmaniye'yi dört büyük ilin arasında sıkışmış küçük bir şehir olmaktan çıkarıp, dört büyük ilin arasında kendi ağırlığı olan bir merkez haline getirmek.
Bence tartışmamız gereken mesele budur.
Yoksa Ceyhan'da canımız, Osmaniye'de, Erzin'de...