Bazı insanlar vardır; bulundukları makama sadece imza atmaz, iz bırakırlar. Bir şehri yönetmek başka, o şehrin gönlünü yönetmek bambaşka bir meziyettir. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, göreve başladığı ilk günden itibaren insanı merkeze alan bir yönetim anlayışıyla hareket etmiş; makamın soğuk duvarlarını değil, halkın sıcak yüreğini tercih etmiştir. Devlet ciddiyetini insan sıcaklığıyla birleştiren bu yaklaşım sayesinde Osmaniye’de yalnızca bir vali değil; bir ağabey, bir evlat, bir dost olarak gönüllerde müstesna bir yer edinmiştir. Bu nedenle Osmaniyeliler ona samimiyetle “gönül insanı” demektedir. Bu unvan, sahadaki duruşunun, samimiyetinin ve halkla kurduğu sahici bağın doğal bir sonucudur.

Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın görev süresi, Türkiye’nin ve Osmaniye’nin en zorlu dönemlerine denk gelmiştir. Pandemi, orman yangınları, sel felaketleri ve nihayet 6 Şubat depremleri… Her biri başlı başına büyük sınavlardı. Ancak bu zor zamanlarda sergilenen soğukkanlı, kararlı ve koordineli yönetim anlayışı, devletin şefkatli yüzünü sahaya yansıtmıştır. Kriz anlarında masa başında değil, sahada olan bir vali profili çizmiş; Osmaniyeliler, en zor günlerinde devletini yanında hissetmiştir.
Şehirler, zor zamanlarda dümende kimin olduğuyla da anılır. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Osmaniye’de göreve başladığı günden bu yana sadece bir “devlet görevlisi” değil; fırtınalı bir denizde şehri sağ salim limana ulaştırmaya çalışan bir kaptan olmuştur.
Pandemi döneminde sokak sokak gezerek halkı bizzat bilinçlendirmiş, evlere kapanan umutlara ses olmuştur. Ardından gelen yangınlar ve sel felaketlerinde makam koltuğunda değil; çizmelerini giymiş hâlde çamurun içinde, dumanın arasında halkının yanında yer almıştır. Yangınlarda yanan yüreklerin, sellerde sürüklenen hayatların tam ortasında dimdik durmuştur.

6 Şubat depremlerinde… Gecenin en karanlık anında, sabahı beklemeden enkaz başında görülen bir vali vardı. Depremde yakınını kaybedenlerin acısını yüreğinde hissederek, enkaz başında bekleyen bir aileye, evini kaybetmiş bir yaşlıya, korkuyla uyanan bir çocuğa devletin şefkatli yüzünü göstermiştir. Soğukta titreyen elleri tutan, gözyaşlarını içine akıtan ama acıyı yüreğinde taşıyan bir devlet adamı…
Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın devletin sıcak yüzünü ve kararlılığını ilk andan itibaren hissettirmesi, sadece idari bir beceri değil; aynı zamanda güçlü bir sorumluluk bilincinin yansımasıdır. Bilgi ve tecrübesini sahadaki pratik zekâsıyla birleştirerek krizleri yönetmesi, Osmaniye’nin toparlanma sürecine önemli bir ivme kazandırmıştır.
Onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri, görünmez duvarları ve aşılmaz protokolleri yıkarak halkla arasında kurduğu sarsılmaz bağdır. Halkla arasına mesafe koymayan tavrı, her an vatandaşın içinde olmasıyla somutlaşmıştır. Şehit yakınları ve gazilerle kurduğu ilişki, sadece resmî ziyaretlerden ibaret değildir; samimi, içten ve sürekliliği olan derin bir vefa anlayışının tezahürüdür. Her hafta yardıma muhtaç aileleri ziyaret etmesi ise sosyal devlet ilkesinin sahadaki en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Kapısı çalınan her evde umut, tutulan her elde samimiyet vardır.
Yardımseverliği bir görev gereği değil, karakterinin doğal bir yansımasıdır. Şehrin kalkınması, sanayisinin güçlenmesi ve sosyal projelerin hayata geçmesi için gösterdiği gayret, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunun adeta ete kemiğe bürünmüş hâlidir.

Büyüklerin duasını, küçüklerin sevgisini kazanmak kolay değildir. Bu, ancak kalpten kalbe kurulan köprülerle mümkündür. Çocukların ona sarılırken gözlerindeki sevinç, yaşlıların hâlini sorarken ettiği dualar, esnafın içtenlikle söylediği “Allah razı olsun” sözleri boşuna değildir. Bu samimiyet, makamın değil; insanlığın kazandırdığı bir saygınlıktır. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, bu köprüleri sabırla, samimiyetle ve sevgiyle inşa etmiştir.
Bugün Osmaniye’de Dr. Erdinç Yılmaz denildiğinde akla sadece bir vali gelmez; samimiyet, çalışkanlık, güven, merhamet ve zor zamanda güven veren bir lider gelir. İyi günde mütevazı bir yol arkadaşı, zor günde sığınılacak bir devlet adamı… Gönüllere dokunan, iz bırakan ve ardında güzel hatıralar bırakan bir yönetim anlayışı… İşte bu yüzden Osmaniye, “gönül insanı” unvanını kendisine layık görmüştür.
Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Osmaniye’nin kalbinde yaşayan bir validir. Ve bu şehir, ona duyduğu sevgiyi sadece sözlerle değil; dualarla da ifade etmektedir.
Bir “gönül insanı” olarak insanların kalbine giden yolları inşa ettiğiniz için teşekkürler, Sayın Valim.