Kadınlarımız; aciz erkeklerin en küçük hatada hakaretine ve şiddetine maruz kalan, gerçek manada "insan" olan erkeklerin sevip saydığı, baş tacı ettiği en kıymetlilerimizdir. Onlar yerine göre anne, abla, kardeş; yerine göre ise eş, sırdaş ve en sadık dosttur. Kadınlar öyle marifetlidir ki erkekler onlarsız ne hayata tutunabilir ne de işlerini layığıyla yürütebilirler. Ne yazık ki tüm bu emeğe rağmen, kadınlarımızın birçoğu bugün hâlâ hak ettiği değeri görememektedir.

Şunu unutmamak gerekir: Kadınlarımızı hor gören, onlara şiddet uygulayan ve canına kasteden "insanlıktan nasibini almamış" erkekleri de; onları el üstünde tutan erdemli erkekleri de bir kadın dünyaya getirmiştir. Vatanı ve evlatlarının iyiliği için canını seve seve feda eden kadınlarımız, her daim toplumun temel taşı olmuştur.

Toplumun temel taşı olan kadınlarımız, bugün ne yazık ki korkunç bir şiddet sarmalıyla karşı karşıyadır. Güncel veriler, durumun vehametini açıkça ortaya koymaktadır:

  • Dünya genelinde her 10 dakikada bir kadın, kendi ailesinden veya partnerinden biri tarafından öldürülmektedir.
  • Ülkemizde durum daha da kritiktir; 2024 yılında 498, 2025 yılında ise 591 kadın hayattan koparılmıştır.
  • Maalesef kadınların neredeyse tamamı (%97,5) tanıdıkları erkekler tarafından öldürülmüştür. Cinayetlerin en çok işlendiği yer, kadınların en güvenli olması gereken yer, yani kendi evleridir.

Cenab-ı Allah ayetleriyle; âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise hadisleriyle kadınları yüceltmiş ve onların erkeklere birer "emanet" olduğunu bildirmiştir. Kız çocuklarının doğumunun utançla karşılandığı ve diri diri toprağa gömüldüğü Cahiliye Dönemi'nde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kız çocukları için de akîka kurbanı keserek cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırmıştır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Veda Hutbesi’nde şöyle buyurmuştur:

"Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız; onların namus ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır."

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir başka hadis-i şerifinde, münafıklığın alametlerinden birinin "emanete hıyanet etmek" olduğunu belirtmiştir. Bakara Suresi'nde de münafıklar için "elem dolu bir azap" olduğu beyan edilir.

Maalesef günümüzde, Müslümanlığı özümseyemeyen ve insanlıktan nasibini almamış bazı erkekler; kadınlara gereken değeri vermemekte, onları şiddete maruz bırakmakta, hatta canlarına kastetmektedir. Eğer bizler gerçekten Müslüman ve insansak, yaşam tarzımız ne olursa olsun Allah’ın emirlerine ve Peygamberimizin sünnetine uymak, bize emanet edilen kadınları korumak zorundayız. Unutulmamalıdır ki; bir canı haksız yere öldüren, Maide Suresi'nde belirtildiği üzere, tüm insanlığı öldürmüş gibidir.

En büyük temennimiz; kadın cinayetlerinin son bulduğu ve kadınlarımıza hak ettikleri değerin verildiği bir gelecektir. Unutmayalım ki eğitim ailede başlar; bizler nasılsak, çocuklarımızı da öyle yetiştiririz.

Tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.