Veda dediğimiz o keskin kelime; bazen bir hüzün, bazen bir sevinçtir. Bazen bir ayrılış, bazen bir kavuşmadır. Kimi zaman yeni bir hayatın müjdecisi, kimi zaman uzun bir yolculuğun ilk adımıdır. Ancak bazı vedalar vardır ki sözün bittiği, kalbin konuştuğu yerde durur. Cümleler boğazda düğümlenir, kelimeler kâğıda dökülmekten imtina eder. Öyle anlarda kalem susar; insanın içindeki o derin sızıyı yalnızca gözyaşları anlatır.
Bugün Osmaniye olarak, işte tam o sessiz çığlığın, o yoğun hüznün doruk noktasındayız. Yaklaşık altı yıldır bu toprakların tozuna karışan, soframıza konuk olan, derdimizle dertlenen bir isme; Sayın Valimiz Dr. Erdinç Yılmaz’a veda ediyoruz. Ancak bu veda, sadece bir devlet adamına ya da bir mülki amire veda değildir. Biz bugün;
- Zorda kaldığımızda kapısını çalacağımız bir babaya,
- Yolumuzu kaybettiğimizde bizlere omuz veren bir ağabeye,
- Sevincimizi ilk paylaşmak istediğimiz bir kardeşe,
- Bu şehrin her sokağında izi olan gerçek bir yol arkadaşına veda ediyoruz.
Altı yıl... Dile kolay, kalbe ağır. Bir şehre sadece hizmet etmek vardır, bir de o şehrin ruhuna dokunmak... Sayın Valimiz, göreve geldiği ilk günden itibaren Osmaniye’yi yalnızca bir görev yeri değil, gönül bağı kurduğu bir memleket olarak bildi. Sokaklarında yürüdü, insanının derdiyle dertlendi, sevincine ortak oldu. Devletin şefkatli yüzünü, vakarını ve adaletini her daim hissettirdi. Zor zamanlarda sığınılacak bir liman, tebessümün eksik olduğu günlerde bir umut ışığı oldu.
Onunla birlikte nice acılar paylaşıldı, nice umutlar yeniden yeşerdi. Kimi zaman bir depremzedenin duasında, kimi zaman bir yetimin başını okşayan şefkatli elinde gördük onu. Kapısı herkese açık, yüreği herkese eşitti. Bu yüzden bugün hissettiğimiz hüzün, sıradan bir ayrılığın burukluğu değil; gönülden gönüle kurulan o kadim bağın sarsılışıdır.
Bazı vedalar sessiz olmaz; gözyaşlarıyla konuşur. Şimdi gitme vakti geldiğinde, kelimelerin neden bu kadar kifayetsiz kaldığını daha iyi anlıyoruz. İnsan, sadece görevini yapan birine teşekkür eder; ama ruhundan verene ancak gönülden yaş akıtır. Bugün gözlerimizden süzülen her damla, Sayın Valimizin bu şehre kattığı o eşsiz değerin ve sergilediği samimi duruşun sessiz birer imlasıdır.
Biliyoruz ki her veda, aslında bir başka yerdeki kavuşmanın habercisidir. Osmaniye’mizden bir yıldız kayarken, başka bir ufku aydınlatmaya gidiyor. Bizden bir parça kopuyor belki ama hatıraların o sarsılmaz gücü hep bizimle kalacak. Bu şehir, kendisine hizmet eden bu kıymetli insanı asla unutmayacak; dualarımız ve iyi dileklerimiz daima onunla olacaktır.
Sayın Valim Dr. Erdinç Yılmaz; yolunuz açık, gönlünüz ferah olsun. Bu şehir sizi sadece bir "Vali" olarak değil; bu toprağın bir evladı, bu ailenin bir ferdi olarak daima hatırlayacak. Osmaniye sizi dualarla, vefayla ve tertemiz hatıralarla anmaya devam edecek.
Hakkımız helal olsun, siz de helal ediniz. Makamlar gelip geçer, ama gönüllerde kurulan tahtlar bakidir.