Konuya güm diye girelim. Mevzu belli: Haluk Levet kardeşimiz. Adana'nın çocuğu. İyidir, kötüdür; suçludur, suçsuzdur… Bunu ben bilemem. Bunu sosyal medya linç unsurları da bilemez. Ortada iddialar varsa soruşturulur, belgeler incelenir, mahkeme karar verir. Hukuk dediğimiz şey hâlâ tamamen dekor olarak kullanılmıyorsa usul budur.

Ama benim asıl merak ettiğim Haluk Levent’in kişiliğinden daha büyük bir mesele var.

Kamuoyuna yansıyan iddialara göre birtakım usulsüzlüklerin, para ilişkilerinin ve ciddi miktarlara ulaşan mali hareketlerin yıllardır sürdüğü öne sürülüyor. İddiaların başlangıcı 2020 yılına kadar götürülüyor.

Peki, doğruysa gelsin sorularımız;

Bu adam bu kadar hareket serbestliğini nasıl yakaladı?

Bir kişi beş yıl boyunca iddia edildiği gibi yüz milyonlarca liralık bir düzen kurabiliyorsa, burada yalnızca o kişiyi konuşmak kolaycılıktır. Çünkü ortada böyle bir düzen varsa tek kişilik değildir. Birileri görmemiştir, birileri görmek istememiştir, birileri de muhtemelen “Şimdi sırası değil” demiştir.


Ünlü kahin dizimiz Kurtlar Vadisi'nde gözlüklü bir karakter vardı Pala mıydı adı? Onun tarihe geçen de bir sözü hala aklımda "Tek başına yedirmezler koçum" Nereden aklıma geldiyse.. Neyse.! Yersen..!

Vatandaşın üç kuruş vergi borcu olsa sabah sekizde mesaj gelir. Esnaf bir faturayı yanlış kesse sistem anında yakalar. Emekli, bankadan yüksekçe bir para çekse “Hayırdır?” diye sorulur.

Ama milyonlar, yüz milyonlar havada uçuştuğunda mevzu değişir "Akşam maç kaç kaç biter "

Sonra bir gün "her nedense" düğmeye basılır.

Operasyon…

Gözaltı…

İfade…

İfşa…

Sosyal medya linci…

Ve hep birlikte şaşırıyoruz.

“Aaa, bu adam böyle miydi?”

Belki de asıl soru şu olmalı:

Biz bu insanları gerçekten tanıyor muyduk, yoksa medya bize tanıtılan karakteri mi seviyorduk?

Çünkü medya kahraman üretmeyi sever. Birini seçer, parlatır, her yere çıkarır, hikâyesini büyütür. Adamı insan olmaktan çıkarıp iyilik meleğine dönüştürür. Sonra aynı medya bir sabah gelir, o meleğin kanatlarını koparıp manşete asar.

Dün “Türkiye’nin vicdanı” dediğine bugün “Türkiye’nin dolandırıcısı” diyebilir.

Seyirci de iki manşet arasında gidip gelir.

Ne dün sorgular ne bugün.

Haluk Levent gündemi köpürürken mazota zam gelmeye devam ediyor.

Enflasyon arka planda sessizce cebimizi kemiriyor.

Uluslararası mahkemelerde Türkiye aleyhine verilen milyar dolarlık kararlar birkaç satırla geçiliyor.

Pazardaki fiyatlar artıyor, kira yükseliyor, maaş eriyor.

Ama biz sosyal medyada kimin kime küfrettiğini takip ediyoruz.

Çünkü gerçek gündem pahalıdır. Konuşması zordur. Hesap sormayı gerektirir.

Suni gündem ise ucuzdur. Bir ünlü bulunur, önümüze atılır, kırk sekiz saat boyunca herkes tekmeler. Sonra yeni bir kurban gelir, eskisini unuturuz.

Haluk Levent meselesinin elbette araştırılması gerekir. İddialar doğruysa hesabı sorulmalıdır. Yanlışsa da bir insanın itibarı bu kadar kolay parçalanmamalıdır.

Fakat biz yalnızca Haluk Levent’e bakarsak asıl meseleyi kaçırırız.

Bu ülkede kahramanlar nasıl üretiliyor?

Kimler parlatılıyor?

Kimlerin faaliyetleri görmezden geliniyor?

Kimlere yıllarca dokunulmuyor?

Ve en önemlisi, bugün bize kahraman diye gösterilen başka kimler var?

Belki birkaç yıl sonra onların da dosyaları açılacak. Belki yine televizyonların karşısına geçip aynı şaşkınlıkla soracağız:

“Nasıl yani, o da mı?”

Sonra devlet büyüklerimiz çıkar, “Bizi de kandırmışlar” der.

Biz de başımızı sallarız.

Çünkü bu ülkede kandırılmak bir hata değil, neredeyse yönetim geleneğidir.

Dün cemaatler kandırdı, bugün dernekler kandırıyor, yarın fenomenler kandıracak.

Ne kadar temiz kalpli bir devletimiz varmış arkadaş…

Geleni inanıyor, gidene güveniyor, sonradan da çok üzülüyor.

Haluk Levent suçlu mudur, değildir midir; bunu yargı belirler.

Ama devlet gerçekten yıllardır süren bir usulsüzlüğü görmediyse ortada büyük bir beceriksizlik vardır.

Gördü de sustuysa çok daha büyük bir sorun vardır.

Her iki durumda da soru değişmiyor:

Yoksa yine mi kandırıldık?

Aklınızın ve özgürlüğünüzün yerinde kaldığı bir hafta dilerim. Yeni gündemlerde buluşmak üzere.. De hadi..