Bu makaleyi yazıp yazmamakta perşembe akşamından beri direniyorum.

İçimden geçen şey yaz yönünde.. Aklım ise yazma diyor..

Herkesin malumu olduğu üzere canım ülkemin temel değerlerinden biri de son 20 yılda linç kültürü oldu.


Fikri olmayanların sadece "fikir" yerine "fik" ile idare ettiği bir sosyal medya dünyasında ne yazarsan yaz illa ki linç yiyeceğin kesin..

Yani birileri sana sövecek.. Sen dava açacaksın.. Delil yetersizliği olacak.. Adam beraat edecek.. Canının sıkıldığı ile kalacaksın. Harcadığın zaman da cabası.

Hepsini göze aldım..

Yazıyorum...
Ve Yaazdım..

Bu işte bir iş var.. Son dönem olan biten Butlan ve Mutlak Butlan kararları fikri olan veya sadece fik ile idare eden herkes tarafından yorumlanır oldu. Ben ikisinin arasındayım. Sağolsun bilgisayar lokalede çalışan bir yapay zeka ünitem var ve bana değerlendirmeleri data sunduğum ölçüde veriyor.

İşte o yapay zeka da bana aynısını dedi (Ya da benzerini) .. "Bu işte bir iş var"..

Biraz irdeleyelim..

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yanında Merkez Bankası Başkanı ve bürokratları ile yatırımcı aramak üzere yurt dışına gidiyor. İzni veren kim? elbette Cumhurbaşkanı.. Mutlak Butlan sonrası yatırımcılar masadan kalkıp gitmişler...(Ben de İngiliz basının yalancısıyım)

Mutlak Butlan kararı çıkmadan neredeyse bir saat önce borsada ciddi satışlar başlıyor..

Yabancı yatırımcılardan ciddi bir bölüm piyasadan çekiliyor..

Aynı gün Amerika-İsrail ve İran ateşkes ve yeni dönem ve Hürmüz Boğazı için yeni sayfa açıyor.

Amerika başkanı Trump Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü dolu sözler ediyor..

Karardan bir gün önce Ak Parti Genel Başkanı sıfatı ile Erdoğan neredeyse veda gibi konuşma yapıyor..

Sayın Bahçeli Butlan ile ilgili kısmen tavır koyuyor..

Makaleyi yazdığım ana kadar Sayın Cumhurbaşkanı Mutlak Butlan ile ilgili bir açıklama yapmıyor.

Ve en önemlisi ise Kurban bayramı tatili başlamadan bir gün önce Mutlak Butlan kararı açıklanıyor. Oysa bir gün sonra piyasalar kapandığında da bu açıklama olabilirdi..


Bunlar eldeki veriler..

Sonrasına bakalım..

CHP ve muhalif partiler içinde dayanışma inanılmaz derecede artıyor. Yan yana gelmesi imkansız olanlar dayanışma sergilemeye başlıyor. Halk içinde "mağdur olana destek" algısı güçlenerek devam ediyor. Bu süreçte İYİ Parti ve Zafer Partisi de küllerinden yeniden doğmaya başlıyor.

Olup biten bana Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı" kitabını hatırlatıyor..!

Soruyu soralım yazıyı bitirelim.

Peki Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bütün bu olup bitenleri göremeyecek kadar öngörüsüz mü?

Hadi bir soru daha soralım. Mutlak Butlan davası, birileri tarafından CHP odak gösterilerek Erdoğan'a karşı bir hamle mi?


Not: Yazdıklarımdan çok daha fazla yazamadıklarım var...
Not2: Konu ile ilgili İngiliz medyasında yayınlanan haberleri takip etmenizi de ısrarla öneririm.