Günlerdir Osmaniye sokaklarında adeta bir seferberlik hali hakim. Gece yok, gündüz yok. Her köşe başında bir iş makinesi, her caddede bir temizlik ekibi var. Şehir halkı bu tempoyu izlerken şaşkınlığını gizleyemiyor. Önceden de bir şeyler yapılıyordu evet bu doğru elbet, ancak bu "arı gibi" çalışma temposu bambaşka bir seviyeye işaret ediyor. resmen inşaat nirvanası. Elbette bu çalışmanın çok özel bir sebebi var.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ittifak ortağı MHP Lideri hemşehrimiz Dr. Devlet Bahçeli Osmaniye’ye geliyor. Haber duyulduğu andan itibaren belediye ve kamu ekipleri kolları sıvadı. Protokolün geçeceği ya da geçme ihtimali olan her yer Çukurova tabiriyle "cıncık gibi" yapılmaya başlandı.
Gönül ister ki bu "cıncık" operasyonu sadece ana caddelerle sınırlı kalmasın. Mesela Yunus Emre, Karaboyun ya da Dumlupınar gibi mahallelerin tozlu sokakları da, kazılmış ama bir türlü yapılmayan yolları da bu hizmetten nasibini alsın. Belki bu satırlar bir şekilde sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli'nin önüne düşer de "Hadi bir de buralara uğrayalım" derler. O zaman o mahallelerdeki vatandaşın sevincini bir hayal edin. Zira bütün şehir biliyor ki hizmetin en hızlısı, VIP konvoyunun geçeceği güzergaha geliyor.
Sayın Cumhurbaşkanım Lütfen Her Ay Gelin
Buradan açık ve samimi bir davette bulunmak artık farz oldu. Sayın Cumhurbaşkanım, lütfen Osmaniye'yi her ay ziyaret edin. İster tek başınıza gelin, ister Sayın Bahçeli ile birlikte gelin ama ne olur gelin. Etli kömbe, tirşik, toğga çorbası.. ne dilrseniz emriniz olur. Ama gelin.. Siz gelince yollar düzeliyor, çiçekler ekiyorlar, şehir bir anda Türkiye'nin bir numaralı ili olma yolunda dev adımlar atıyor.
Korkumuz odur ki 7 Şubat 2026 tarihi geçip konvoylar şehirden ayrıldıktan sonra o eski "rahvan" çalışma düzenine ışık hızıyla geri dönülecek. Oysa biz bu arı gibi çalışma temposuna çok çabuk alıştık. Bir yudum mutluluk bize yeter mi derseniz, yetmez ama buna da şükür demekten başka çaremiz yok gibi görünüyor.