Uzun yıllardır severek yaparım gazeteciliği. Özellikle de araştırma, kent tarihi ve politika haberlerini.
Ayrıca köşe yazısı da vazgeçilmez bir keyiftir benim için.

Siyasileri takip ederim. Her siyasi partinin penceresini de arka kapısını da bacasını da az çok bilirim.
Fır fır dönenleri de, dönerken dua edenleri de,
dua ederken beklentiye girip beklenti içindeyken "az daha, az daha" diyerek aday olacağı o kutlu (!) günü bekleyenleri de...

Niyetleri de bilirim, art niyetleri de...
Susarım çoğu zaman.
Çünkü konuşmanın bir şeyi değiştirmediğini de bunca yıllık politik yazarlık hayatımda çok defa gördüm.
Siyasi olarak dibe batınca, çırpınmanın anlamsızlığına da defalarca şahit oldum.
Çünkü artık politika bataklık zemini olmuş;
patinaj çektikçe dibe batmanın da kaçınılmaz son olduğunu kaç defa izlemledim.

Bu sabah yine ulusal ve yerel medyada takip ettiğim bazı politikacıların neler yaptığına baktım.
Muhalif bir milletvekili...
Orta Anadolu civarlarından bir yerlerden.
"Halkımızla görüşmelerde sorunları da dinledik." diye başlık atıp en cici fotoğrafları paylaşmış;
yaşlı amca,
çocuk sevmece,
el öpmece,
eli göğsüne götürmece vs.
Bunlar klişe, vatandaştan gaz alma atraksiyonları.
Belki de doğru olan bu.
Vatandaş seviyor böyle atraksiyonları.
Belki de alıştırılmış olduğumuz emmi dayı siyasetinin artık iliklerimize kadar işlemesinden kaynaklı bir durumdur bu.
Bilemiyorum!

"Halkımızın sorunlarını dinledik." demiş sayın vekil.
Vekilim...
Canım benim...
Çözüm...
Çözüm nerede? Dinledin de ne oldu?
Mesela emeklilere insanca yaşam, hatta huzur içinde ölüm şansı mı tanıdınız?
Mesela öğrencilere eşit öğretim hakkı mı tanıdınız?
Mesela sağlıkta eşit yaşam koşulları mı tanıdınız?
Mesela asgari ücret ile çalışanlara 2026 yılına yakışır bir huzur mu sağladınız?
Mesela sokaklardan mafyayı mı temizlediniz?
Mesela uyuşturucu için hangi somut adımları attınız?
Mesela akaryakıt ve elektrik zamlarına dur mu dediniz?
Mesela futbolda şikeyi mi temizlediniz?
Mesela fon hortumlamalarına karşı mı durdunuz?
Mesela milletvekili maaş ve sosyal haklarının fazla olduğunu bile bile feragat mi ettiniz?
Mesela çiftçinin üretiminde destek mi oldunuz?
Faizcilik ve tefeciliği mi durdurdunuz?
Küçük esnafı mı korudunuz?
Haksız vergilere dur mu dediniz?

Dinledin de ne oldu?
Sen psikolog musun?

24 yıldır "Halkımızın sorunlarını dinledik." diyorsunuz amaaaa...

Belli ki halk sizi dinlemiyor.
Şimdi diyeceksiniz ki "iyi ama biz muhalefetiz"
O zaman demek ki bir şeyleri az dinlemişsiniz..
Ya da ödevlerinizi yapmamışsınız ki muhalefettesiniz..

Haa... İktidar vekilleri mi?
Onlara hiç mi sözümüz yok?
Onlara artık diyecek tek şey var.

Hem de en sevdikleri dilde, yani Arapça;
"kellim kellim kefayil, mafiş icraat..."

Kalın sağlıcakla...