Hatırlarsınız Seçil Erzan olayını...
Özel bir bankanın şube müdürü.
Milyonlarca dolar.
Ünlü iş insanları, yeşil sahaların yıldızları.
Gizli saklı, yüksek getirili, bol sıfırlı özel bir fon.
Türkiye'nin en çok konuştuğu finansal skandallardan biri oldu.
Gerçi bizim buralarda skandalların ömrü kelebek kadardır; o da toplumsal hafıza kaybımıza kurban gitti çoktan!
Ortada büyük paralar var.
Ünlü isimler var.
Mahkeme salonları var.
Seçil Erzan'a kesilen 100 küsur yıllık hapis cezası da cabası.
Buraya kadar her şey tam da bir skandalın doğasına uygun.
Ama benim aklıma takılan, midemi bulandıran başka bir mesele var.
Bu memlekette bazı insanların adı bir skandala karışınca hayatları altüst oluyor da...
Bazılarının adı geçince neden yaprak bile kıpırdamıyor?
Benim asıl derdim bu.
Gelelim Fatih Terim'e.
Olay aylarca kamuoyunda ne diye anıldı?
"Fatih Terim Fonu".
Peki Fatih Terim iddianamede suçlananlar arasında yer aldı mı? Hayır.
İfade verdi mi? Evet, verdi.
Ama davanın sanığı olmadı.
Bugün sokağa çıkın, Fatih Terim hala herkesin dilinde "İmparator".
Toz kondurulmuyor.
Şimdi madalyonun diğer yüzüne, Fatma Betül Sayan Kaya meselesine çevirelim yüzümüzü.
Eski bakan.
AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı yapmış bir isim.
Devlet görevleri, siyasi kariyer, kamuoyunda yüksek tanınırlık...
Sonra başka bir fon, başka bir para tartışması patlak veriyor.
Sonuç? Hedef tahtasına oturtuldu. Kazandığı parayı iade ediyor. Ciddi bir itibar kaybı. O şaşaalı "Sayın Bakan" unvanı bir anda buharlaşıyor.
İşte vicdanı olan herkesin sorması gereken soru tam da burada başlıyor:
Fatma Betül'ün suçu ne?
Yanlış anlaşılmasın. Ben burada cübbemi giyip "Şu suçludur, bu sütten çıkmış ak kaşıktır" demiyorum.
O, bağımsız mahkemelerin işi.
Benim işim, kamuoyunun gözünün içine sokulan bu çelişkilere ayna tutmak.
Ve avazım çıktığı kadar soruyorum:
Aynı memlekette, benzer tartışmaların, benzer akçeli işlerin içinde adı geçen insanlar neden aynı teraziyle tartılmıyor?
Ülkemizde formül çok basit aslında:
Güçlüyseniz, adı "yanlış anlaşılma" oluyor.
Güçsüzseniz, "skandal".
Ünlüyseniz, sadece bir "iddia".
Sıradan biriyseniz, "rezalet".
Siyasetçiyseniz, "itibar meselesi".
Futbolcuysanız, "talihsiz bir yatırım".
Peki ya vatandaşsanız?
Vatandaş akşam evine gidiyor, geçiyor televizyonun karşısına, bütün bu tiyatroyu seyrediyor.
Sonra da kendi kendine soruyor:
“Bu ülkede adalet gerçekten var mı? Varsa herkese eşit mi?”
Ben Adaletin nerede olduğunu biliyorum da .. Burada yazamam ..İlk gençlik travması olur!
Benim sorum ise hala aynı yerden:
Fatma Betül'ün suçu ne?
Görme engelliler ve dinlemek isteyenler için sesli makale:
Next